28 Kasım 2014 Cuma

30 comments

En bayıldığım Mim buydu ve bir hayli zordu!

Selam şapkasının altına fare sokup şapka içindeki tavşana sevişme imkanı sunduğum okuyucu
Şapkanıza bir tavşanda atmadım çünkü ürediklerinde beyninizi sikeceklerdi,bana yer kalmayacaktı.Yazık bana,neyse..
Özlem ?!

+Miss Tiffany beni çok şeker sorulu bir mimle şey etmiş,teşkür cicoş!

Bu gece öleceğinizi bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylememiş olmanın pişmanlığını hisseder miydiniz? Peki, neden söylemediniz?


Yoooooooook beeeeee.Yalnı arkadaşa küçük bir para borcum var ve o arkadaşı da kaybettim. Onu bulmadan ve borcunu ödemeden ölmekten korkuyorum ya.

Günün birine çocuğunuzun doğduğu hastanede bir yanlışlık yapıldığını ve çocukların karıştığını öğrenseniz, kendi çocuğunuzla sizin büyüttüğünüz çocuğu değişir miydiniz?

Kesinlikle benim için yazılmış bir soru bu.Ben doğum yaptıktan sonra doğurmanın sadece fizyolojik bir eylem olduğunu anladım.Annelik başka bir şey.Anne olabilmek!!!!
Onu gerektirir bunu gerektirir diye bir şeyler zırvalamayacağım elbet ama göt gerektirir bu kesin.Yani bedenimden çıkan benim sikimde olmaz emek verdiğim,sahip çıktığıma anneyim ben.Bu yüzdendir ki koruyucu annelikte yapmak istiyorum İdil biraz işimi kolaylaştırınca ;)


*Hayalinizi süsleyen bir yerde bir hafta tam pansiyon, harika bir tatil için uçan bir kelebeği yakalayıp ayaklarını ve kanatlarını koparır mıydınız?


Onun bir haftalık ömrünü ben bir haftalık tatil için nasıl feda edeyim ya?Ya o kelebek olarak doğsaydım!!

*Bir yemeğe davetlisiniz ve önünüze tanımadığınız bir yemek konuyor. Tuhaf haline ve pek iştah açıcı görünmemesine rağmen tadına bakar mıydınız?

Ayy bakmazdım valla..En son 23 Nisanda Koreli bir çocuk evimize geldiğinde şekerli bir şeyini yemiştim.Kerttenkeleymiş!!!O gün bugündür daha bir ehemmiyetliyim.

*Sevdiğiniz biri için yalancı şahitlik yapar mısınız? Örneğin bir yayaya çarptığında direksiyonda dalga geçmesine rağmen çok dikkatli kullandığını söyler miydiniz? (anne, baba, eş, sevgili)

Ben bu sorunun cevabını ciddi anlamda bulamadım.


*Yetişme tarzınızda değişiklik yapma imkanınız olsa neyi değiştirirdiniz?

Mesela bir Fransız lisesini kazanmak için çaba harcardım lise sınavlarında.Sadece kendim için olduğumu hissettirip hissettirmemelerini umursamaz bunu kendim başarırdım.Yaşımın ilerlemesine gerek yoktu. Yetişme tarzımda bir farklılık olması bazında yapabileceğim bir şey yok açıkçası kimsenin olabileceğini sanmıyorum.

*Eviniz ve içindeki eşyalarınız yanıyor. Ailenizi, kendinizi ve köpeğinizi kurtardıktan sonra bir kez daha içeri girme şansınız var. Ne kurtarırdınız?

Mmm zor bir soru.Başka bir şey kurtarmaya çabam olmazdı. Benim dünya malıyla pek bir işim olmaz.Canlı olan şeyleri toplarım ve onların kayıplarına hyıflanırım açıkcası.Canlı bir çiçeğim olsaydı onu alırdım belki ama oda yok :)



*Yarın sabah başka birinin kimliğinde uyanma ihtimaliniz olsa bunu değerlendirir miydiniz? Kimi seçerdiniz?

Ben İdilin annesi olması için yerime kimseyi bırakamam.Ben bu bedende ve bu ruhta duyduğum için çok şanslıyım.


Şimdi gelelim zorlanmasını istediğim öpüklediklerime!
+Muptezel  yapsa mesela
+Dördüncü Tekil Şahıs da katılsa
+Kübra Z. özledim ben
+O da Var Buddha  öyle uzaktan bakmasa ;)

27 Kasım 2014 Perşembe

17 comments

Aşk

Kimi zaman yolda yürürken önünden giden şahısın parfümünü çaktırmadan içine çekmenle başlayıverir içindeki kıpırtı,kimi zaman gelmeyen otobüsüne küfürler yağdırdığın o durakta parmak uçlarına kadar titrerken ısıtır içini .

Göz ucuyla şöyle kısaca bakarsın.Sonra göz uçlarını ardı ardına gönderir farkında olmadan gözlerini kenetler ve bunu hatırladığın anlarda kendine kızarak ellerinle oynamaya başlar devam edersin.Şanslıysan bir kaç kelime konuşacak kadar bir aralık bulursun.

Ağzında mı atıyor kalbin? Yoksa ciğerlerinden oksijen filan mı taşıyor.Ne oluyor sana be !Vücudundaki durmadan gülümseme isteğini yanaklarını kasarak,kendini kasarak gemlersin. Arada bir kesikce baktığın simadan utanır,kulaklarını kızartırsın.

Yanında biri varsa daha da gürleşir sesin,daha da daha da...Sesini onun kulaklarına sokma çaban daha bir enginleşir ve daha bir gerzekleşir. Dışarıdan ne kadar aptalca göründüğünü diğer insanların bakışlarından anladığında artık kafan temelli yerdedir.

Çünkü toplumun içinde aşk duygusu rezilliktir ve rezil olmama güdüsü aşkın her zaman bir adım önündedir.

Not:Hiç böyle yazdığımı biliyor musun okuyucu,öpüklendin.
Not 2:Bu yazım stilime alışma,sikerim!

20 Kasım 2014 Perşembe

12 comments

Eski Aşklar -pltonikler

Selam körleri anlamak için dillerini kesip yanlış organmış diye hayıflandığım okuyucu
Özlemediysen de eyvallah....

Bugün eski aşkların  haritalarını ve krokileri çıkardım belleğimden.Hatırlatan kişi kocamdı aslında.Bilseydi beni bu kadar güldürüp eğlendireceğini kıskanır mıydı ex sevgilileri bilmem ,dinle bak.

İlk okulda Cihana aşıktım misal.Kulaklarından tahtayı göremediğim için aşık olmuştum ona.Öyle büyük ve kepçe kulakları vardı ki sanki o incecik bedenine bir tutam tutkalla montelenmişti. Kapkara bir çocuktu,incecik dudakları vardı ve arad bir altına kaçırırdı.Ona üzülürken çocukca aşık oldum ve sıra arkadaşıma fısıldadım .

''Sanırım ben Cihana aşığım Nihal''
''Olmaz Plaza olamaz çünkü o sidikli Cihan''
Parmağımı kaldırıp öğretmene ''Nihan Cihana sisidkli diyyooooorrr''dediğimde kendimi hıçkırıklar arasında buldum.Çünkü Cihanı korumak isterken ağlatmıştım.İlk aşkımın ağlamasına dayanamaıp ölesiye ağlamıştım. Öğretmen Cihanı çok sevdiğimi anlayıp ikimizi en öne oturttu ertesi ders.

Ve sonraki günlerde Çihana aşkım sidik kokusundan iğrenmeme sebep oldu.İlk başlarda ''olsunnn''dediğim koku beni bastı bastı bastı ve gene bir ağlama nöbetiyle ''Nihan senden çok özürdilerim lütfen Aynuru yanından kov ve beni al.Ciğerlerim çıktııııııııııııııııı''dememe sebep oldu.İlk aşkımdan böyle ayrıldım.

Orta okula geçtiğimizde ise Ersine vuruldum.Ersin anne babası doktor olan ve önünde öğretmenlerin bile saygı duruşuyla eğildiği bir veletti.Ama öyle güzel yeşil gözleri vardı ki.Çarptı beni denyo. İlişkimiz bana sakız atıp saçlarımı kesmemle başladı.Sevdiğinde şıpsevdi sakızlarını attığını düşündüm.Gülümseyerek kötü bir veterinerin elinden çıkan köpek gibi kırpılmış saçlarımla o yüzden onur duydum.

Fen dersinde defterime E harfini karalarken sıra arkadaşım Esra gördü ve ''Sen lezbiyen misin''dedi.Anlamını bilmiyordum o zaman lezbiyenin ama bilmiyorum lafını da çok sevmiyordum.Çok bilmişlikle evet kesinlikle lezbiyenim dedirtti bu duygu bana. Esra parmağını kaldırıp öğretmene ''Bu Plaza bana aşık.Yanından gitmek istiyorum .Az önce itiraf etti o bir lezbiyen''dediğinde gözlerim büyüdü.Kötü bir şey olduğunu o zaman çark ettim.Öğretmen ''Öyle misin''dediğinde anlamını bilmiyorum gene demedim.Diyemedim çünkü ben Ersine aşıktım ve o çok bilmiş bir veletti.Bilmiyorum kelimesiyle bana aşık olma ihtimlleri ortadan kalkabilirdi ve ben bu yüzden öğretmene ''olabilirim''dedim.
En ön sıraya mıhladı beni öğretmen ''Gözümün önünden ayrılma bakim sen ''diyerek. Anneme lezbiyenin anlamını sordum eve geldimde.Kadının kadına olan aşkı dediğinde başladım ağlamaya.Ne oldu dediğinde anlatamadım olayı.Nereden başlayacaktım,ne anlatacaktım ki...
Ertesi gün okula gittiğimde ön sıraya değil kendi sırama oturdum.Esra ögötü tavan yapmış halde gelerek beni kovmaya çalıştığında ''Sen aynaya hiç bakmıyor musun be.Lezbiyen olsam bile sana aşık olabilir miyim bu kıllarla.Kaşlarından gözün görünmüyor be ''diye bağırdım. Öğretmen geldiğinde benim lezbiyenlik mevzusu gene açıldı.Öğretmen bunları tartışmak için çok küçük olduğumuzu ve velilerimizin bölesi şeyleri yanımızda konuşmaması gerektiği hakkında nutuk atıp derse devam etti.Ersine aşık olma arifeme böyle nokta koymuş oldum.

Bümbüyük ümitlerle gittiğim lise de Tunç diye bir çocuğu gördüm.Tunç rengiydi kıpkızıl.Çilleri vardı ve gene yemyeşil gözler.İşte dedim Plaza lise aşkın.Gidip platform ayakkabı aldım ona güzel görünmek için.Ayakkabılar 20 cmlik bildiğin orospu ayakkabısı.Üstünde durmak zor zanaattı.Annem kızım bu ayakkabılarla bacaklarını kırarsın,pavyona mı gidiyorsun okula mı dedi umursamadım.Hocalar kenara çekip hiç yakımamış dediğinde inadına giyip giyip Tunca göründüm çünkü o ayakkabılarla bana gülümsüyordu.Şimdi anlıyorum neden gülümsediğini.Çok komik görünüyordum çünkü. 40 kilo 17o cm boylu liseli kızlar platform ayakkabıdan uzak durmalıymış.Her topuklu ayakkabı seksi durmuyormuş O dönem kim soktuysa benim küçük beynime ''topuklu ayakkabı seksidir''diye.Yeryüzüne salınan sayılı zebanilerden biri o,her kimse.Neyse....

Lise 2 de en yakın arkadaşıma sevgili ayarladım.Pek bir sevgili deisiydi ve sıra arkadaşım alperi kendimden uzak tutmak için ona yamadım. Alper benden 5-6 cm kısaydı ve o dönemde herkes sevgili olmak için can atardı. İkisi de pek memnun oldular bu ayarlama durumundan.Taa ki ben alpere aşık olana kadar....
Ateşle barut yan yana durmaz hacı,bunu ben lise sıralarında öğrendim ve en yakın arkadaşımın sevgilisini elinden alan kancık oldum.Ayrılmışlardı gerçi,ben alperi sözde şevkatli kucağıma aldım.Hahahaaaaaaaaaaaaa!!sonra da o beni kucakladı .
Alperin annesi değişikti.Böyle orospu gibi bir şeydi.Yani bak bunu ciddi söylüyorum ha!Hayatımda gördüğüm ilk canlı orospu o idi ve alper bana çok fazla enteresan geldi o çağda.Bildiğin orospu çocuğuydu be kime enteresan gelmez ki?

Gel gör ki onun psikolojisini hesap edemedim.Salaktım işte,kabul.Sonra üniversite geldi ve uzun bir ilişkiden sonra sayısız kahveyle seçtiğim bir adam.
Geldik bugünlere

Öpüklerim ;)

19 Kasım 2014 Çarşamba

2 comments

Beynim uyuşturucu almış denek bir fare gibi sersemlemiş...

Selam buharı kaçmasın diye elimle kapattığım halde zamanınsoğukluğuna yenik düşmüş sıcak içecek tadındaki okuyucum ;

Özlemişsindir be!

Hayatım bir külah dondurma benim.Üstüme renk renk tatları yüklemeden önce hep bir külah evresi yaşadım bu yaşa kadar.Yani böyle sessiz sükun bir dönem sonrasında renkleri ve değişik tatları toplama  evrem.
 Sikerim sessizliklerimi lan !Her birine yetemeye bilirim sizlerde buyurun efendim.Neyse...Bu kadar açık gönüllükten sonra gelelim benim boktan,sıkıcı,itici,sümsük yaşantıma.

Bu aralar bekar kafasında evli,evli bedeninde bekar ruhum arasında kelebek etkisi gidiş gelişlerimi oynuyorum.İyi mi ettim lan evlenmekle! Adam tercihim mi yanlıştı yoksa tercihim de mi yanıldım yoksa içimde gizli bir orospu var beni yoldan mı çıkarıyor.Bilemedim !

Bir kere ben ev kadını ruhuna ve yapısına uygun bir kadın değilim okuyucu.Amına koyim ki fazla entellektül kalıyorum şu dört duvarın arasında. Bizim herif ise bence fazla ben''cil''! Adam dönüpte lan bu karıya ne oluyor sankim ruhunu eşşeklere siktiriyor demiyor. İşe gidiyor geliyor,arada bir kavga ediyor sonra bir daha kavga etmeyeceği için söz veriyor. Sonra kavga etmeden küfrediyor.Sonra bir daha küfür de etmeyeceğini söyleyip söz veriyor.Sonra beddua ediyor kendisine.Sonra her şey basit bir plak gibi  başa dönüyor ve ben o sırada Allaha dua ediyorum ''lütfen Allahım yanlarına sidik bulaşmış yuvarlak  şekil bir klozet kapağı olsun ,lütfen bir gramofon olmasın''.Bu Plak tekrar çalmasın.Allah bana cevap veriyor ....

Biiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiip!

Böyle işte.Ayaklarımın üstünde durma çabalarımı görmek yerine herifim körüklü tren kıvamında bana giriyor.Ayyy o kadar streslendim ki okuyucum normalde sana herifimle olan gereksiz kavgalarımı yazmam ama bunu bile yazdım.Neyse işte....Bir yolunu bulup annemle aramdaki şu  köprüyü kaldırmam lazım.Yani İstanbul boğazını!düşünsene !!!!O boğaz var ya o boğaz....Kim sana girsin dediyse zamanında Allah onu görsün asıl ,ciddiye alıp bana yerleştirmiş duayı kabul edip yahu aaaaaaaaa.

Neyse ya ,sikerim.Yazmıyom.Zaten canım sigara istiyor.Öpüklerim

14 Kasım 2014 Cuma

18 comments

Kendine gel

Selam gecesmi gündüzüyle değiştirmeyi teklif edipte red yediğim okuyucu
Bekarlığı özlüyorum

Küvetin içini suyla doldurup,mumlarımı yakıp,müziğimi açıp,tütsümü tüttürüp düşündüğüm zamanları özlüyorum. Aynanın karşısına geçip,kendime günaydın demeyi ve istisnasız her gün yüzümü yıkadıktan sonra göz kırptığım o sorumsuz günleri.Hayallerin bedava olduğu günleri özlüyorum.İçki şişelerinde kaybolup ,dans pistinde öylece zıpladığım günleri....

Dakikalarca ayna karşısında makyaj yapmak...
Hayattaki tek sıkıntımın fönümün altından dönen saçımın olması...
Ayakkabıma bulaşan çamura küfrü basmak...

Hayat zamansız okuyucu.Belki de bu satırları tamamlayıp yayınlaya tıklamadan kalbim duruverir,kimbilir.Nerede lan o carpe diem felsefem.Geri verin onu!O bana lazımdı amaaa!!!

İdil 8 aylık oldu.Ne de çabuk geçiyor zaman.Hiç bir şey yapmazsan boku yiyeceksin diyemeden ölüvereceksin be okuyucu,ne yazı değil mi?
Aslında üzülmemeliyim.Bir memurun ölüden farkı yok gözümde misal.Ya da nasıl yaşadığını düşünmeden geçen bir ömrün bir yosundan farkı...
Önümüze hep bir amaç iteklediler değil mi?Senin öyle mi bilmem ama benim malesef öyle. Hadi kızım lise,hadi kızım yürrrrrrüüü üniversite,eyvah evde mi kalacaksın hayda bre kocaya,amanın millete kısır mı dedirteceksin!?Yap çocukta aradan çıksın ,büyür gider((Gerçi İdili ben istedim ama söylemler işte))İşte okuyucu buradayım.

Tam da bu noktada. Birileri sözde bana yol gösterdi ve benim geldiğim nokta.Kaç kişi benden farklı ki bu dünyada?

Mesela kaç kişi sizi ilk kucaklayan doktor amcayla tanıştı?Ya da kaçınız işinize yaramasa da seviyorsunuz diye portekizce öğrendi ...

Boş ver okuyucu...Benim lafım kendime.Bunca zaman kendimi aramayı zahmet edemeyen kendime.Yani kendi kendime...

Sana lafım ne biliyor musun?

Anneler yalan söyler.Toplum kaygıları berbat bir şeydir.
Önce kendin varsın okuyucu....
Gel sana sen olduğun için sarılayım samimice.
Ama en dürüst halini ver bana,en yalın en duru halin olsun bu.
Egonu patlat nefsini körelt.

13 Kasım 2014 Perşembe

4 comments

Höyt oralara girrrrrrrr-meseydin iyiydi..

Selam ışığından  ağustos böceği diye sevdiğimde ben böcek değilim diye kızdırdığım okuyucu
Özlem bana ?

Uzunca bir zamandır ben bende değilim sen bende misin.Dıııııt yanlış....Sende beni bıraktın,hissediyorum.

Bana küfür et okuyucu,al kollarımı kır filan ama şu yalnızlık hissinden kurtar beni.Ağlatıyor meret...Ben eski plaza kaşarı olmak istiyorum.Tüm siyahlara gökkuşağı yansıttığım o sulanmış beynimi verin bana.

Okuyucu...Ben evlenmeden önce 7-8 kişilik bir arkadaş grubunun vazgeçilmez üyesiydim.Her birimizin farklı yetileri var bu grupta.Birimiz dünyayı gezer,birimiz fazla okur-izler((bu benim))birimiz önüne gelenle yatar ve anlatır ((kadın oluşu bunu cazip kılandı))birimiz antik kuntik bilgilere sahiptir filan ((koluna konan kelebeğin türünü söylemesi,camın nasıl yapıldığını anlatması gibi :))bla bla....

Eve gömüldükten sonra birilerinin de dediği gibi ev kadını ruhu sikti beni.Eve kapanıp asosyal,mal,gereksiz işleri(kastım ev temizliği vs...)başarı sayan bir boyuta taşınmıştı ki...Bizim gezgin Tuğçe gelene kadar...

-Fransada Işık festivaline gidiyorum Plaza ,çok orjinalmiş bak göstereyim.
-Dur ben mutfağın ışiığını kapatayım da festival şeklinde götüme girmesin fatura

Bak izle =>

Ayy ne güzelmiş T.
-Eee kızım bu hayatı sen seçtin. Gerçi bende koca bulsam çocuk yapardım ama ...Eee neler yapıyorsun evleneli sırra kadem hanım
-Hiç.
-Ciddi misin Plaza ,nasıl hiç! Ne oldu senin hung mektup yazdın mı?
-Hayır Bayan T
-Peki ya şu senaryonu
-Hayır
-Eeee kitabı yazdın ama değil mi?
-Yazdım ama sildim.Boktan olmuştu.Harcamak istemedim kendmi

Bir tokatla Bayan T nin suratına bakışlarımı değiştirmeden durdum.

-Neden yaptın bunu Bayan T
-Çünkü sen şu anda beyin amcıklaması yaşıyorsun.Bir şey yapmadan harcanacağını düşünecek kadar ne aldın kızım sen.Olsa olsa şoktasındır.
-Hıhıııı

-Bu arada Plaza ,ben askerden gelen kardeşinle yattım
-Ne.Hı hala beni deniyorsun değil mi?Tepki vermemeliydim
-Yokk ciddiyim,daha öncede yatmıştım zaten ama halletmemiz gereken bir sorun var
-Ne o deliği mi tutturamadınız
-Yok Plaza ,askerden sonra erken boşalma sorunu yaşıyor
-Nasıl yani!!!

Evet okuyucu .Kesinlikle kardeşini ehlileştir .arkadaşlarınla yatıp kalkmasın.Ya da yattıktan hemen sonra seninle buluşmasını engelle.Yoksa durum gördüğün gibi.Bendeki dudak sarkmış,yüzüm katırın olmayan şeyi kadar anlamsız.İçimden tövbe estafurullah yahu,dinlesem mi dinlemesem mi iç çekişleriyle

Hayattan aldıklarıın ya meraktan ya ya....tan oluşunun vgerdiği iç huzuruyla dinlemeye devam ettiğimde

-Bu bir sorun Plazaa değil mi
-Yani evet,türk erkeği sendromu gibi bir şey ama.Ya kardeşim lannn!Konuştuğumuz kişi frkında mısın
-evet doktora mı gitmeli sence
Bayan T!Ben ne bileyim hacı.Kardeşime sen bizim T ile yatmışsın .Eh performansında yetmemiş hani.Hadi yetmedi neden 3 posta yaptın mı dicem.Mal mısın.
-Yoook avrupaiyim!
-Sikerim senin avrupanı da ai nide eşşek .Kapa konuyu ne bok yersen ye.Git tedavini kendin uygula.Hem sen Andrew den ne zaman ayrıldın be.
-2 hafta önce
-Haa Plaza sorma.Beni havaalanında terketti köfteor.Siktirsin gitsin zaten çocuktu o.Bana evlenecek erkek lazım.
-Haklısın Bayan T
-Senin kardeşi evliliiği düşünüyor mu bu sıralar Plaza
-Yani bilmiyorum ama sanmam.Hem nasıl yaa.Senin tüm cinsel şeylerini hatta pozisyonlarını bilirken evlenemezsiniz değil mi
-Neden evlenmeliyim Plaza,bağnaz mısın sen
-Yok da yani bilmesek iyiydi yani.Göz görmeyince gönül katlanır filan durumu.
-Ben açık ilişkiden yanayım Plaza.evlendiğimde kocamın eline listeyi tutuşturucam.Şunla şu kadar çıkıp şunu yaptım diye.
-Maşallah açık ilişkilere!
-Sen 2 yıldır bildiğin taş devrine dönmüşsün hatunum yaa...Neyse...

Bayan T gittiktn sonra eski arkadaşlarımı birbir arattım.Baktım kim nerede ne yapıyor.İnsanda hani şöyle bir tık üstte olma isteği ve azmi vardır ya.Sanki tanıdıklarınız sizin gerinizde olsa siz dünyanın liderisiniz hissi.O fışkırttığım ruh halini kendime yakıştıramayıp bilgisayarımı küdürterek kapattım.Kendine dön Plaza...Kendine dön.Kendine...


11 Kasım 2014 Salı

6 comments

Orospuya dönmüş

Selam ayağının  bağcıklarını biririne bağlayıp ,yürümesine yardım bahanesiyle elinden tuttuğum okuyucu

Özlem var mı özlem...

Bugün geçmişten bir arkadaşımı aradım efil efil.Goggle benden yorulup ortaklık teklif etsin diye beklemedim değil yani.Bunca yıllık arama motoruyum böyle motor görmedim diyerek neyse....

Buldum onu....

Beli götüne yyapışmış o arkadaşın,üz kemikleri sözde verdiği resimdeki öpücükle pörtlemiş.Ay o bana ne kötülük yaptı var ya,ne kazık attı.

Üzüldüm ama yaaa,iyiden iyiye orospu kılıklı olmuş :/

PS: somalili götüne benzemiş dudakları
pS 2:Yetişkin içerik aklımda,Yarın söz gidiyor!

Öpüklerim :)

6 Kasım 2014 Perşembe

22 comments

Zordu ve Bitti

Selam yumurtasına omlet yapmak isteyipte civciv çıkar ümidyle çürüttüğüm okuyucu...
Günlerden Plaza Kaşarı ,azıcıkda mı yok özlemek?

Dur bir türk kahvesi soda kapıp geleyim be okuyucu.Azıcık dertleşelim ;)

Hadin pisnillah

Kayınvalidemle kocişim yıllar yılı anlaşamayan 2 tür imiş.Bu durum ben evlenmeden çooook uzun yıllar başlamış vesselam.Sabahın 11 idi kayın validem yatak odama daldığında.Ben o sırada 3.dünya savaşının başlamasına engel olmaya çalışıyordum rüyalar aleminde ki uyanınca savaşa başlamamışlardır umarım.Kayın validem telefona cırlayarak ağlayan İdilimi yatağıma verdi.Sonra yavaşca bayıldı.Hayatımda gördüğüm en enteresan bayılma şekli bu olduğundan ağzımın salyaları hala döşümdeyken gülmemek için kendimi tutamadım.Bir insan düşünün ki önce dizlerini yere koysun,sonra ellerini en son kafasını yavaşca yere indirerek bayılsın.
Utanma okuyucu bu bayılmaya bayılabilirsin.Gel gör ki ben kadını ayıltmak yerine başında kahkaha bombardımanına yenik düştüm.10 saniyede ayılan kayın validem :
-Ölsem cenazeme gelme,güle oynaya gömülmek istemem
dedi.Sustum.İçimdense ''weeeeeeeeeeeyyy koca kadın utanmıyor yalandan yere bayılmaya,boku bana kaldı gene ''dedim.
Elimi yüzümü yıkayıp dövünen kadının yanına gitmeye korktum.Çünkü elimde 7 aylık bir bebek ve bu dövünme eylemi onun ruh sağlığı için hiçte iç açıcı değil.Bağırıyor:
-Buralarda ölsem ,çürürüm beni gömen de olmazzzz wheeeeeyy ...
((Ayyy ölse neden gömmeyelim ayol,kokar be.Manyak mıyız yani :))

-Annecim bağırıyorsun gelemiyorum,İdilin kalbi küt küt atıyor.Bir sakin olursan dedim dışımdan.İçimdense ''bu insan ne kadar komik ağlıyor allahım.Tövbe ya,belki gerçekten üzülüyordur da neden göz yaşı yok!!!''dedim.

Lafım üzerine sessizce ağlama sesleri çıkarıp gözünden bir damla bile yaş akıtmayan kayın validemin yanına oturdum.
Tek sorum ''Ne oldu böyle ''idi.
Cevabı :''O hep böyle yapıyor,şerefsiz.Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin.Kafir......''

Evet sayın okuyucu.Bir yarım saat bildiği bütün sıfatları nefesine ekledikten sonra beni aldı bir gülmek.Sebep? Ne olduğunu sormuştum yahu,beynim sikildi ama hala cevabı yoktu.
Kayın validem gözlerini pörtletip bana ''Saygısız,terbiyesiz,ahlaksız...gibi kelimeler saydıkca benim kriz 2ye katlandı.Gülmekten nefes alamıyorum lan.Ölecektim.En son ne zaman bu kadar kusursuz güldüğümü inan hatırlamıyorum.Beni gülerken gören İdilde başlamasın mı gülmeye.

-Annnnn nneee gik gik diye bildiğin kızımla krize girdik.

Kayın validem daha el kadar çocuğu bana karşı kişkirtiyorsun.Yazıklar olsun dedikce gülmem arttı arttı...İdili de alıp yatak odasına geçtim sakinleyeyim diye.Bana oradan bağırdı .

:Şimdi İnsilünün hepsini kendime vuracağım.Kendimi camdan atarım üstüne.
Bu kadın 54 yaşında!!
Bunu söyleyen insan mantıklı!!!

Çıkmadım odadan.Gülmelerim devam etti.Ne yapayım.Bir ara ses kesildi.İçim hop etti kendini atmış mıdır yaa diye.Sonra aklıma yalandan bayılması gelince canını ne kadar sevdiiğini düşündüm.İçeri gittiğimde sinirinden bir kova üzüm yiyordu.Abartmıyorum ha ''Kova!!!''

-O kocan olacak öküz sinirlerimi bozdu bak,bir kova üzüm yedim.Ben şeker hastasıyım.
-Ne oldu demeyeceğim bana ne ki.Ayrıca boğzaını tutmayıp üzümleri yedikten sonra ölürsende üzülmem anne .İnsanları suçlama yediklerin içtiklerin yüzünden.

Gene bir göz yaşısız ağlama senfonisi...Sözde boğazına takıla takıla o üzümler bitti anacığım.Sabah 11den akşam 8e kadar sikilen beyin benimdi.Hayatı boyunca yaşadığı tüm sıkıntıları bir günde anlatmaya karar veren kayınvalidemin çenesi rekaorlar kitabına girecek cinsten hızlı çalıştı.Tuvalete girdiğimde kapıda anlatmaya devam ediyor,su içmeye gittiğimde ardımdan geliyor.Düşün sahneyi.Ve ben o kadar yoruldum ki dinlemekten.Bir ara kendimi kaybedip ''Yeter anacım yeter öfff.Beynim iflas etti yahu.Kanser olursam sebebimsin,canıma mı kastın var ''diyerek saçlarımı dağıtıyordum.
Oysa  bunların hepsini içimden söyleyecektim. :(

Kocam geldi.Kayınvalidem ''yarın gideceğim oğlum''dedi.Kociş ''Benim yüzümden mi''dedi.Kadın ''karın beni dinlemeye bile tahammül edemiyor'' dedi.Benim dudak bir sarktı bunu duyduğumda.Mala bağladım lan.Kadın bildiğin beynimdeki suyu emmiş.Cevap veremedim.Yahu kayınvalidem utanmalı yemin ederim ,hayatımda ilk defa bir reaksiyon olarak bu tepkiyi verdim.Yaşım otuz!!!

Kocama dönerek tek kelime ''Gitsin''dedim.Gözlerim dolmuştu.Sesim titremişti.Haketmemiştim okuyucu!!!Tüm gün beynim 40 yılın abazasına verilmiş orospu gibi siktirdim.El kızıyım diye böyle muamele....

Sanırım evliliği azımsamışım.
Gitti ve bitti....

Öpüklerim.