24 Haziran 2014 Salı

9 comments

Evlilik hayatı ve ben...

Sanırım bekarlık günlerimi özlüyorum.Ne sanması be,mumla arıyorum mumla.Çok ama çok kötü hissediyorum kendimi bu aralar.İşe yaramaz,salak,sıradan,rutin,aptal,monoton.Hayatımın götten evreleri oldu elbette şu anki hislerimle eş ama hiç bu kadar sorumluluk ağıyla yüklü değildim.

Çük ama çok tatlı bir bebeğim var evet.Annelik mükemmel bir duygu hay hay.Peki ben ne yapacağım vücudumdaki değişiklikleri?Her hün aynaya bakıyorum abartısız.acaba memelerim göbeğime kadar inecek mi,acaba nerelerim çatlamış,amann bu kılıkla kaşlarını alsan ne olur...Utanmasam aynaya tükürüp ucuz fahişelere dönmüşsün,seninle arkadaş olamam gibi şizofrenik bir tavır takınacağım.Çünkü yüzüne tükürecek kimsem kalmadı :(

Evlenince insanın her şeyi kökten değişiyormuş be.kimse bana evliliği böyle anlatmamıştı.Mesela arkadaşlarım...
Artık onlar yoklar çünkü ben evlendim ve bekar arkadaşlarımın hepsi benden uzaklaştı.Uzaklaşmayanlardan da ben uzaklaştım,bekarken bir hayatım yokmuşcasına bir silgiyle tüm tahtamı temizledim.Eskiden telefonum en kötü saatte bir çalardı.kimi alışverişe davet ederdi,kimi sergi gezelim derdi hiç olmadı bir barda bir şeyler içmeye davet edilirdim. Şimdi mi?

Telefonumu en fazla 3 kişi arayabilir. Annem,beyoğlu aygırı ve Zahide(Okuldaki ev arkadaşım o da evli ve çocuklu :) Hal böyle olunca o telefona bakasım bile gelmiyor ya.Hiç bir atraksyon yok ki telefonun ucunda.Dedikodu yok,yeni bir gelişme yok,davet yok,heyecan yok.
yok yok yok...

Facebook kavga edilmesin diye ya da geçmişten birileri karşımıza çıkmasın diye kapatıldı.Twiter desen var ama yok gibi bir şey...Telefon hattını değiştireli çok oldu.Ya geçmişi kökten kazıyorsun bir erkek uğruna.bunu benim gibi biri yaptıysa (deli) her insan yapar.

sosyalleşemiyor musun ki dert yanıyorsun Plaza Kaşarı ? İstediğim gibi sosyalleşerim elbet sorun yokta.O telefon çaldıında kocam gözümün içine bakıp kim arıyor demeyecek mi? Ne zaman nerede tanıştın,kim tanıştırdı bla bla bla...Hesap veriyorum anlayacağın :( Üstelik hayatımda anama babama bile hesap vermedim lan ben.

Annem hep derdi.Koca eline düşte gör kızım diye. Götümle gülerdim,kocayı hizaya getiririm heyt diye. Şimdi hizada bir ben varım.Çünkü bir bebek yaptım ve babasız büyümesini istemem.Çünkü evliliklerin hepsi böyleymiş.Çünkü ben kadınım.Çünkü ben....
Bırak ya ağlıyorum.


2 comments

Orucu bozan şeyler

Ramazan herkes için apayrı hisler uyandırır benim için eğlence kaynağı oluyor.O ne demek Plaza Kaşarı ,sen insanlar açken dalga mı geçiyorsun Allah
aşkına dersen

Evet

İnanca saygısızlığımdan değil yahu,yanlış anladın sen beni.İnanç için bir şeyler yaparken insanların attığı taklalar...Kadını gözümle yesem orucum bozulur mu?
Örnekleyeyim bak ;
Rujumu yerserm orucum bozulur mu?
Saçıma fön çektirdiğimde çıkan dumanı yutsam
Yağan yağmurda ağzımı ayırırsam ,içine su kaçarsa ve yutsam
Kocamdan laf yesem
Annem lafı tıksa ağzıma
Kadını gözümle yesem ?


Bir de bunun medya boyutu var ki beni benden alır...
Sucuk reklamı çıkar. Herkes sus pus olup deprem şiddeti öğrenirmişcesine o reklamda bir kez yutkunur
Lık/Bu bir ritüeldir.
Utanılmasa ekrana ekmek banıp yenilecek,ama...
Neyse...

Bir de bu ramazanın modası,bilen bilmeyene duyura:
=>Ramazan vakti çok uzun canım,kazaya bırakıp kışın en kısa zamanlarında tutulması daha mantıklı!

Evet bu modanın ikonlarda ramazandaki açlık saatini mantığa dayandıracak kadar zeki bir yaklaşım içindeler.
Einstein onların zamanında yaşasa tasını tarağını toplar,ampulü filanda da bulmaz.Meydanı onlara bırakır eminim.

Satır aralığında beyninle sevişe yazdın. Hadi hadi müsaade senin ,gidebilirsin ;)

20 Haziran 2014 Cuma

6 comments
Posted in , ,

Sorma kocacım bana Exleri

Hayatımıza durmadan birileri girip çıkarken hunharca gezip,tozup,sevişip,ayrılıp yolumuza devam ederiz.Hiç görmeyecekmişiz gibi şişe diplerinde yüzer,gece klüplerinde finkler,hoşlanınca kesişir,hoşlanmassak sıvışır hayata devam ederiz de götte patlayan gelecek sancısını bekarlara bildirmek istedim.

Sesss sss şşşş


Muhabbetlerin prens ve prensesleri bizim ex-lerdir.Ne yapalım yani ?Ben futboldan anlamıyorum ,adamım kitaplardan çakmıyor.O siyaseti full takip ederken ben kore dizilerini aynı şekilde takipteydim yani ortak nokta bir zamanlar farklı insanlarla sevişmiş olmamız .Bunu magazinleştirip konuşan kaç karı koca vardır bilmiyorum ama çok konuşulduğunu sanmıyorum.

Aman neyse başkalarından konu bizde gelelim bize...

Kocamla exlerinin cinselliğine kadar konuşuyorum.Kimle hangi pozisyonda yapmış utanmasam onu soracağım.Bizde adil olunduğu için oda benden aynı şekilde cevapplar bekliyor ve bazen dürüstlükte zorlanıyorum desem.

Mesela =>

En iyi sevişen kimdi? sorusunu cevabına duraklayarak ''sensin''
En iyi pozisyonlar ? sorusunun cevabı duraksayarak ''sen''
Hımmm
En büyük şey sorusunun cevabı duraksamadan ''tabi ki sen''

Sorma anam babam böyle sorular sormaaaaaaaaaaaaaaa! Ben soruyor muyum en kıllı götlü sevgilin kimdi diye.Ya da en sarkmış şeyi olan  kadının kimdi filan .Resmini gösterrr,magnet yapıp buzdolabına asalım filan asdf ..Yapmışsın bitmiş işte ,kimlerle yaptığını bileyim yeter yani,değil mi?

Neyse cicoşlar.Bu yazıyı neden yazdım? Kimle ne yaptığına dikkat et!





3 comments
Posted in , ,

Kadınsan dayak yemek normaldir

İnternette öylesine gezip dolaşırken karşı komşumdan her zamanki gibi bağırış çağırış sesleri geliyordu. Bayrampaşada 8 dairelik eski bir binada oturuyorum. Bizde dahil olmak üzere böyle kavga sesleri ,kırıp dökme sesleri ,en iyi ihtimalle çocuklarını döven komşularımın önce bağırtı sesleri sonra çocuk zırlamaları hiç ama hiç eksik olmaz.Neyse..

Kavgaları büyüdükçe büyüdü ve kadının dayak yediğine emin olduğum sesler gelmeye başladı.
-Şak *şuk *Aaaaaaahhh -Allah belanı versin,vurma.Ellerin kopsun gibi kelimeler duyunca kan beynime sıçradı.Ellerim ayaklarım boşaldı korkudan ve 2 kat aşağıda oturan ev sahibinin evine gittim.
Karşı komşumun kocası azıcık manyak olduğundan bana saldırır diye yusuflayıp tek gitmemeye karar verdim.Pıtır pıtır aşağı inip ev sahibimin çalmayan zili yüzünden kapısına dayandım kütür kütür.

Gülümseyerek açan ev sahibi yukarıdan gelen sesleri duymuyormuş gibi edalarla ,sakin sakin selamladı beni.Gelsene filan diyor kadın rahatlığından ,manyak mıdır nedir ya.O seslerle birlikte ne kahvesi a komşucuk?!
-Şey karşı komşumu kocası öldürüyor galiba,bir baksak mı.Kahve sözünüz olsun ama
-Olur öyle karı koca arasında araya girmeyelim biz
-Yok ama çok fazla bağırıyorlar,bakın nasıl bağırıyor yazık
(O sırada şırang diye bir ses geldi.Muhtemelen bir camı indirdi azgın koca)
-Aman ya,onlar iki gün sonra barışır bizi kötü bilirler Plaza Kaşarım.
 -Yok ama muhtemelen evinizide kırıyorlar ,neyse o zaman diyip ilgisizmiş gibi yaparak yukarı çıkacaktım ki ev sahibi 
-Dur dur bir bakalım dedi.
Evini düşünerek bakmak istediğine eminim demek ki insanlık ölmüş onun için,baki olan vergisini ödediği duvarlarını daha kanlı canlı görüyor.
Terliklerini giydiği sırada yukarıdan İmdat diye bir bağırma sesi duyuldu.Allahım gözlerimin feri nereye kaçtı benim.Yok yok apartman ışığı sönmüş .

Dizlerimin bağı çözüldü.Neredeyse altıma işeyeceğim korkudan.Götümün attığını hissettim yeminle o saniye.Gözlerim pörtledi ev sahibinin yüzzüne doa kalmış vaziyette bakarken kadın istifini bozmayarak apartmanın otomatiğini yaktı.

-Eh hadi hatrın için çıkıp bir bakalım 

Hatır mı!?

Karşı komşunun kapısına dayandığımızda kocası alev saçan gözlerle açtı kapıyı.
-Ne var diye bir bağırış bağırdı .Arkasında karısının yerde yattığını görüp adamı deli gücüyle ittim.Kadın titriyordu.Boğazı mosmor olmuştu ,dudağı kanıyordu.Kendine gel diye sallamaya başladım hatunu.

Adam başımda dikilmiş ev sahibine ''numara yapıyordur''diyor.Ev sahibi ellerini göğsünde kavuşturmuş ''kendine gelir şimdi''diyor.
Ağlamaya başladım kadının haline.Bilmiyorum belkide ölen insanlığa ağlıyordum kimbilir.

Gözlerini araladığında titreyerek ayağa kalktı kadın.Koluna girdiğimde tüm vücudunun titrediğini hissettim.Ev sahibi ''bize gidelim,kocanda azıcık sakinlesin''dedi.Apartman kapısını açtığımızda bebeğimin feryat figan ağladığını duydum ve evime geçip onu doyurdum,uyuttum.

Komşumun iyi olup olmadığını merak ederek aşağı indiğimde kadıncağız elleri titreyerek kendine gelmeye çalışıyordu.O sırada aparrtmanda olan tüm kadınlar ev sahibinin evine yığılmış,kadını kendine getirmek için çay-kek eşliğinde nasihat veriyorlardı.Yaşadığım şok halinin dayak yiyen komşumla noktalanacağını sanan ben daha büyük bir şoka bu ortamda girdim.Konuşmaları aynen şu:

Yüzünde milyon tane siyah ben olan,60lı yaşlardaki  teyze: -Ne var canım 3-5 tokat atmışsa ,erkektir olacak tabi.Ne demek boşanmak? Koca bu devirde zor bulunuyor a kızım.Hem zaten seninde ikinci evliliğinmiş.Bence sen sorunu kendinde ara.

50li yaşlardaki sıçamamayı acıkmamak için uygun bulabilecek cimrilikteki ev sahibi:-Biz yemedik mi canım?Ohooo bak benim kafa tasım 3 yerinden çatlak.Şeref bey'in (kocası)bir keresinde beni bıçaklamışlığı bile var.Senin ki ne ki? Biz her dayak yediğimizde boşanırsak ohoooo!

30lu yaşlardaki 3 erkek çocuğu annesi dayakçı anne: -Bak benim kocam bana acı yaşatmak için çocukları dövüyordu.Deli deliyi görünce değneği götüne sokarmış dedim .Şimdi çocukları ben dövüyorum ,adam oldu melek. Sanıyor ki o oklavayla onuda döverim.Sende ona vuracaksın bence.

20li yaşların sonlarına doğru ilerleyen ben ise nefesimi tuttum ki bu ortamda sesim çıkmasın.Ne diyor lan bunlar,manyaklar mı ne? Dayağı meşrulaştırıyorlar hadi onu geçtim bir de bununla övünüyorlar yahu 
Çüş!

Komşum yüzüme biraz utangaçca bakıp benden bir iki kelime bekleyen tavra bürününce tüm gözler bana döndü.Anladım ki konuşmam lazım ama ne konuşabilirim ki bu ortamda?Yüzümü yere devirip karşı komşumdan daha fazla utanarak :(sanki o dayağı benim kadınlığıma vurdular ya ,bu kadınların ruh halleri ne ya,ne kadar sikik bir durumdur bu):
-Ben senin yerinde olsam bu adamla evli kalamam,orası kesin H.... ama kimsenin,

araya giren benekli teyze ''Sen yuvanı dağıtır mısın,senden karı olmaz öyleyse''diye kesin bir yargıyla çayını hüppüretti.

Gözlerimi diktim benekli teyzeye.İçeridekilere şöyle bir göz gezdirdim.İçten içe kendime hırslanıp ne işin var senin bu ortamda dangaloz diyerek bebeğimi bahane ederek o ortamdan kaçtım.

Şimdi haldır haldır kiralık ev arıyorum. Nereye kaçacağımı bilmiyorum.Ev alma komşu al atasözünü söyleyen atamın elini,gözünü ve hatta götünü öpüyorum.

Satır aralığında beynini verdiğin için teşekkür eder,selam eder giderim.




19 Haziran 2014 Perşembe

2 comments
Posted in , ,

Hepatit B derneği yok.

Selam Fasulyelerim

Bugün ne yaptım biliyor musunuz? Hepatit B ile ilgili bir dernek,kuruluş bla bla herhangi bir şey var mı diye bakındım.Çünkü olması gerekiyor,bu memlekette kanarya severlerin bile derneği var. Hepatit B taşıyıcılarının da vardır ,çok ama çok önemli bir şey bu.Allahım neden yıllarca bakınmadım diye kendime kızdım ve internetin altını üstüne getirdim.





Sağlık Derneği neden önemlidir Plaza Kaşarım ?
* Aynı hastalığa sahip insanlarla tanışmak insana pozitif bir enerji verir.
*Hastalığa sahip insanlar birliktelikleriyle konu üstünde bilgi alışverişi yapabilirler.
(Ne bilgisi demeyin sakın! Evlilikten çocuk doğurmaya kadar öyle geniş bir yelpaze var ki aklın durur)
*Psikolojik olarak desteği kendi içlerinde bulurlar(Düşünsenize reklamlarda bile hepatit b deşifre ediliyor!  utanç verici )
*Hastalığın dünyadaki çözümlerinin takibi kolaylaşır.(Kimi insanlar seminerlere katılır,kimileri terapi alır vs vs...önemli olan tecrübeleri paylaşmaktır.)
Sonuç: Hepatit B hastalığına sahip insanların bir derneği yok.Gebersin pislikler!


18 Haziran 2014 Çarşamba

11 comments
Posted in , ,

Doğum odası Anı

Selam kızlı erkekli okuyanlarım ,size bugünkü tarifimde bir doğumu paylaşacağım.Ne nasıl yani filan deme !
evet bildiğin bacakları açıp çatır çatır nasıl doğurdum,aç kulağını dinle.

Perşembe günüydü son kontrolüm.40 haftanın dolduğu gündü ve doktorum aç bacakları kontrol edicem dedi bana. Korka korka birazda sıkılarak açtım bacakları,kafamı kaldırıp doktorumun yüzüne bakıyorum yüzünü filan ekşitiyor mu şeyimi görünce diye. Bir de ben bile karnımdan şeyimi göremezken doktorumun görmesini izlemek istiyorum,ipucu bulacağım ne de olsa durumun vehametiyle ilgili.

Adam suratına minnacık bir mimik vermeden ''yakında doğurursun'' dedi.Eh yani 40 hafta dolmuş ve normal bebekler 40 haftanın dolduğu gün gelirler değil mi? Değilmiş efendim 42. haftaya kadar bu süre sarka biliyormuş ve hatta bazen bebeklerin canı doğmak istemeyip sezeryan yolunu anneye sunabiliyormuş!

Bunu doktorumun masasında öğrendiğimde boynumda akan terler önce mercimekti sonra nohut büyüklüğüne transfer oldu .Hele de doğmayan bebekeleri duyduğumda boynumdan memelerime doğru şelale aktığını hisseder oldum.

İnsan doğmamış bebeğe yalvarır mı ,zamanında doğması için? O saniyeler başladım içten içe yalvarmaya.''Kurbanın olayım zamanında doğ,taşıyamıyorum seni artık çok ağırsın belim koptu'' diye.
Neyse...

Eve gittiğimde beyoğlu aygırımla bir kavga beni bekliyordu.Adam azdı tabi ,3 aydır cinsel bir münasebet olmadığından libidosu tavan yaptığında sikecek bir şey bulamayınca beynimi sikiyordu.Ne yapalım bebeim? Kaderde varsa düzülmek neye yarar üzülmek?

Ertesi gün bir aygırımın azgınlık döneminde minnacık bir sancı hissettim şeyimde. Neyimde?
Belimde,karnımda,rahmimde...Çokyönlü bir sancıydı,en az benim kadar donanımlı şekilde geliyordu sancılarım anlayacağın.

Annemleri çağırıp sancım var dediğimde kocacım ''önce benimle kavganı hallet''dedi.Annem ''ben karışmam ''şeklindeydi çünkü ben son zamanlarda her kavga da ahanda doğuruyorum benden uzak dur şekline girdiğimden yalancı çobanlığa mührümü basmıştım.Ne yapsaydım yani? Canımla mı uğraşayım,karnımdakinin çıkma savaşıyla mı yoksa azmış kocamla mı. 

Küçük sancılarım cidden artmaya başlayınca ben yeryüzünün tüm canlılarıyla birlikte kocamın yedi ceddini beceriyordum küfürlerle. adam küfürleri yiyince anladı ki gerçekten doğuruyorum ,doldurdu küveti.
Küvetin içine girmemle birlikte doğum tribine de girdim sanırım.Elimden tuttu herifim ,elinde saatle kaç dakikada bir sancının geldiğini hesaba tutuştuk.

Sancılar 3 dakikada bir gelince yadım allahhhh moduyla bastık gaza ve geldik hastaneye.Bu sırada ben saat 22.00 den beri sancı çekiyorum ve saat sabahın beşi.Yani toplamda 7 saat oldu ki hastaneye geldiğimizde herkes uyuyordu.

Elim şeyimde doğuracağım lan uyanın moduyla beni gördüklerinde doğumhaneye aldılar.Götüm çıka çıka girdim ki 3 kadın 4 oda var ve o 3 kadın  kendi kendine bağırıyor.Yani doğuruyorlar!
Allahım bir tırstım ki sormayın,bende ne sancı kaldı ne bir şey.Bıraksan hamile değilim diyerek podyumda yürürüm ,kendimi o kadar sağlıklı hissettim bir anda yeminle.

Bbe beni alıp şeyime baktı ve doğumun başlamış 1 cm açılmış dedi.Nee diye bir bağırış bağırdım ki tüm doğuranların sesini bastırdım o şokla.Ebe hanım gülümseyerek ''hadi bakalım üstünü değiştirelim,suniyi verelim''dedi.

Bana!!!Plaza kaşarınaaa!!Suni!!!Hemde sancının sunisi!
ebeye kaşlarımı çatarak doktorumu söyledim,o gelmeden olmaz ne de olsa diyerek.Ebe benimle taşşak geçer gibi ''doktor 10 cm açılmadan gelmez kii,nöbetçi doğurtur''diyince ''bırakın beni'' dedim.

''sorumluluk alamayız biz dedi,bırakamayız.''Ebeye biraz yaklaşıp
''ben suni bir yarrak yemedim ki suni sancı yiyeyim''gibi çok salakça bir cümle kullandığımda ebe katılarak gülmeye başladı.Sabahın 5inde ve 3 doğuran  çalışan kadının arasında gülmek!

Anladın mı neden ebelere küfürler?

Bir kağıt imzalatıp gönderdi beni,sorumluluk almam diye. Annemler doğumane kapısının önünde doğurcam diye beklerken ben vazgeçtim diye çıktım. Herkes suratma bakıp bir şeyler söylememi bekliyordu ve söyledim.

''Doğurmaktan vazgeçtim''

Tüm yol boyunca ağzıma envai çeşit sıçıldı. Dalga geçtiğimi düşündüler,taşşak geçtiğimi vs vs...söylemedim bende korkmasınlar diye doğumumun başladığını.Kararım kesindi bir de 2 gün boyunca doğurmayacaktım,pazartesi doktorum gelince doğuracaktım.

Sancıları umursamadım cumartesi günü. Çıkıp sahilde dolaştım,hastaneye yürüyerek gittim,beynimden doğumu çıkardım.Zorunlu olmadıkça hastane mastane yok plaza kaşarı! Sen eski kaşarsın,dayan kızım!

Cumartesi gecesi uyumayı planlarken bir sancı beni nirvanaya ulaştırdı.Nasıl bir kafadır bu lan!Şeyimi tutuyorum doğmasın diye.

Kimseyi kaldıramıyorum da bir gece öncesinden milleti yollara döktüm.Doğurmam dedim çıktım. Öff bari salona geçeyim de dedim,sancım geçene kadar orada dururum,kocamı rahatsız etmeyeyim.Herkes uykusuz kaldı benim yüzümden,gık çıkarma plaza kaşarı...

Salonun halısını nasıl tırmalıyorum anlatamam acıdan.tırnaklarımın arası o yıl boyunca yürüyen insanların bakterileriyle doldu taştı.Nasıl kıvranıyorum sancıdan ama nasıl çaresizim kimseye söyleyemediğimden anlatamam.

Deli gibi hıçkırarak ağlıyorum ama ağzıma basa basa hıçkırıklarımı susturuyorum. Uyanmamalılar çünkü onlarda uykusuz kalmamalılar...

Sabahın 8inde annem ağzını ayıra ayıra geldiğinde ''senin rengin duvar gibi kızım,git yat erkenden kalkma,bugün pazar''dedi.

Bugün Pazar!

''Anne kahvaltıdan sonra doktoru arayıp doğuracağım ben''

''He Pk he .''

Kahvaltı normal şekilde edilir...Doktora telefon edilir...Doktorun telefona geri dönmesi beklenir...Doktora doğum haberi verilip geldiğine teyit edilir veeeeeee 

Hazırlanın millet doğuma gidiyoruz.Doktor gel dediii.

Annem: ''Durun bi şu bulaşıkları yıkayıp,kahvalıkları buz dolabına yerleştireyim.Doğurur moğurursa bebekle uğraşır yapamam. Plaza kaşarı sen temiz misin (( şeyinin kıllarını aldın mı demek bu))
ve ben evet temizim ikibüçuk milyara toplu temizlik yaptırdım (laser ;)

Saat 12.30 doğumhane kapısında.

ben :''anne ben aç aç mı doğuma gircem ya,enerjim yok acıktım''
annem:''çok yeme kızım,altına sıçarsın.ne rezilmiş diye küfür ettirme ardından''
Ben gene de tost yedim söylene söylene.
Ha bu arada doğumuma rahat gelinmesinin ve kalabalık olmamasının sebebi doğuracağıma emin olmayışları!

Doğumhane kapısında gene aynı ebe.
Ebe hanım adınız ne sizin ?
Hatice.Neden sordun?
Hiç.ebelerin isimleri önemlidir.Genellikle meslekleriyle dilimizden düşmezler.
Aaaaahh kaç parmak soktun yavaşş!
5 cm açıklık
Nasıl yani o kadar sancıdan sonra 5 cmcik mi?!

Suni sancıyı verin dedi doktorunuz Plaza Kaşarı,veriyorum.
Ver ver...Ver sancıyı...
Annem sancıyı verince yanıma gelip sandalyeye çöktü.Vallahi doğuruyor dedi gözleri dolarak.
Ben o sancı arasında annemin eridiğini görünce annemi kovdum.İstemiyorum yanımda kimseyi yahu,banane!

Karşımda bir kadın doğuruyor bir de ben.Karşılıklı bağırmıyor,sessizce acımızı çekiyoruz.Ebe tam ortamıza gelerek bir kız doğdu diye espri yaptı.Karşımdaki kadın ne hissetti bilmem ama orada emin oldum ki ebelere edilen tüm hakaretler,küfürler yerini bulduğuna emin oldum.

Doktorum ebeyi aradığında kadın gelip beni bir kere daha avuçları.9 cm bu açılmış 10 cm diğeri dediğinde doktorumuz elinde çay bardağıyla geldi.Nasıl bir şey lan o kanlı şeylere bakıpta çay içmek.
Mide lütfen doktor bey!

10 cm açılan kadına gidip hadi ıkın kaçtı ,hadi ıkın kaçtı diyerek doğurturken ben bir daha canlı doğum izlyemem diye bildiğin kadını izledim.Gördüğüm şeyi !(organı)ömrü billah unutmayacağım!Öff o ne be!Gergedan ağzı kadar bir şeydi lan :(

Kadın saçları örgüyle gelen bir kız doğurdu.Şu anda bile benim o kadar saçım yoktur be! Ömrümde unutmayacağım ikinci şey bu!

Sıra geldi sana Plazaa dedi doktor. Hebatit B olduğumu hatırlattığımda kafasını sallayarak eline geçirdiği eldiven sayısını 20ye çıkardı.
Ebeler geriye çekildi.Sanki saldırgan hayvanım ben tövbe .Hebatit b olabilirim ama evcilim yani!
Onlarda ellerine fazladan eldiven geçirdikten sonra karnıma Hatice ebenin çöktüğünü gördüm ve ıkın dedi.Ikındım...3.ıkınmada bebeğim çıktı (:

Ağlamıyordu.gözlerimi kısıp yaşıyor mu diye baktığımda nefes alan canlıyı yaklaştırarak ciğerlerini kendi açtı,ağlatmak lüzumsuz dedi doktor.Gülümseyerk baktığım şey sıçana benziyordu :( Hemde lağamdan çıkmış bir sıçana. Hani kirpiye yavrusu yumuşaktı,hani kargaya yavrusu şahandı? Bende neden öyle bir duygu yok!Ana değil miyim lan ben!

Plazantasını ve içimdeki suyuda doğurttuktan sonra kocamı içeriye aldılar. Adam şoka girmişti.Suratı duvar gibi etrafına bakıyordu.Ben yatan kişi olduğumdan bilmiyorum tabi etrafı. Her yer kanlı peçete,kanlı su iğğğkk!
Kan kokusu...Ve benim morarmış dudaklarım,bembeyaz tenim,ölmüş cansızlıkla yüzüme gözüme yapışan saçlarım...

Sokmayın yeni doğum yapılmış bir odaya kocanızı,Yazık,ağlıyorlar...

İlk sütü bebeğime verecekke sordum,''Ben hebatitim,aşısını vurdunuz mu bebeğin?''

Vurulmamıştı! Ve ben bilinçsiz bir anne olup o sütü verseydim çocuğum da şu anda hastalıklıydı.

Neyse işte sonuç...








Satır aralığında farkında olmadan benimle oldun...
İki halt ettin,teşekkürler.

14 Haziran 2014 Cumartesi

1 comment

Hebatit B günlüğüm 2

Anlayacağın minnacık yaşlarda öğrendim bu hastalığa sahip olduğumu.İşin ciddiyetinin farkında olamayacak kadar küçüktüm ki bilirsin tek kaygım annemsiz olmaktı o dönemde.Neyse...

Annem hastalığın keyfine göre haraket ettiğini söyleyen doktora inanmayarak başka bir doktora götürdü babamla beni.Gene bir sürü şırınga,gene ölenlerin kanlarının saklandığı kan odaları,gene acıdığında ses çıkarmayan insanlar,gene kanlarını vermek için sıraya girmiş salaklar topluluğu ve gene o iğrenç kan kokusu.

Nasıl olsa öleceğim diyerek etime batan iğnelere tepkisiz kalışımın miladını oluşturan o gavur iğne.Çıkmayan iğneden 5 kocaman tüpe dolan köpüklü kanım ve aynı iğrenç bekleyiş.Sonuçları hızlıca alıp giden kuyruktayken babam elimi iyice sıkmaya başlıyor.Onu anlayabiliyorum,korkuyor.İsimler yüksek sesle çığırılırken minnacık yüreğim gümp gümp atıyor. Bizim ismimizi çağırıp milletin içinde hastasınız diye bağırmasınlar allahım diye dua etmeye başlıyorum. Etrafıma baktığımda kalabalık azalıyor,azalıyor ve 4 kişi kalıyoruz.

Sizlerin sonucu içeriden verilecek diye ekşiyen suratla hemşire bize yolu gösteriyor.Takibine gittiğim koridor hiç bitmeyecekmiş kadar uzun geliyor o saniyelerde.Beynimin içinde sürüklüyor sanki o hemşire beyaz hastane terliklerini.

Girdiğimiz odadaki doktor işaret ediyor karşısındaki duvara doğru.Nezaketen sandalyeleri koymuşlar ama kimse o sandalyeye davet edilmedi,oturmaya cesarette edemedi .Nasıl bir suçluluk psikolojisi ,sen düşün.

-Sizleri buraya tahlil sonuçlarınız getirdi. (O dakika yanımda dikilen ikisi de  bıyıklı olan adamların yüzüne doğru 90 derecelik açıyla eğilip yüzlerini belleğime kaydettim.Nasılsa ölecekler,bari yaşarlarken ezberleyeyim diye bir hisle yaptım bunu)
-Hebatit B pozitifsiniz. Bu hastalık genel olarak cinsel yolla ve kan yoluyla bulaşır.Şimdi düşünün bakalım cinsel yaşamlarınızı,pişman mısınız.

Terleyen elim babamın elinin içinden kayıyor.Yok benim elim terlememiş,babamın avuç içi sırılsıklam da o yüzden kayıyor.

Şimdi düşünün birlikte olduğunuz kişileri ve onları bulup haber verin. Gerçi sorumsuz olmasanız burada olmazsınız ya,neyse.
Bu günden itibaren Alkol yasak!
Yağlı yiyemezsiniz
Kızartma yiyemezsiniz
Sadece haşlanmış yiyecekler yiyeceksiniz.
 -Doktor amca patates kızartması da mı öldürür diye parmağımı kaldırmış sorumu sormuştum ki doktor amca gülümseyerek bana doğru yürüdü.korkudan babamın bacağının arkasına doğru saklandım.Saçımı okşayıp babama ''Sadakatsizliğinin acısını minnacık beden çekiyor.Gördükçe vicdanın sızlasın''dedi.Dün gibi kulaklarımda bu söz.Babam başını minik çocuk gibi eğdi ve gözlerinden damlayan yaşları izledim o saniye.

Eve döndüğümüzde annemle babam yatak odalarına girdi.İçeriden gelen sesler karma karışıktı.

''Kimin amı için bizi peşkeş çektin.O amın heykelini yapıp mezar taşın yapacağım senin.Bizim fotoğrafımız yerine onu öpersin sen ''