7 Temmuz 2014 Pazartesi

19 comments

HBV günlük (Demet'in aids oluşunu öğrendiği gün)

Konyada bir oda arkadaşım vardı ismi Demet. Demet böyle kütlece iri yarı,bodrumlu ve çok alımlı bir kızdı.Allah alımından çalımından almamış ama beyninden bir parça almış olmalıydı.
Beni farklı bulmuştu o günlerde Demet. Kırmızı saçlarım,garip takılarım filan cazip gelmiş ,arayı iyiden iyiye kurmuştu muhabbetleriyle işte.

Ben 2 kişilik odada tek başına yaşayan biriydim.Yurtta çok kalmayacağım için yanıma kimseyi almak istemiyordum ,kimsenin yalnız kalmasını istemiyordum.Kendimi yalnızlığa hapis ediyordum çünkü yurttan gittikten sonra kimseyi yarı yolda bırakmak istemiyordum.

Demet kantinde ,girişte orada burada hep ama hep arkamdaydı.Durmadan bara gidelim mi,kahve içelim mi,yemeğe birlikte çıkalım mı gibi bizi aynı masaya oturtacak tekliflerle geliyordu. En sonunda karşımdaki yatağı da aldı allem edip kallem edip.Neyse...

Bana kan kardeşlik teklifi ettiğinde gözlerim büyümüştü.Çocukluk be kan kardeşliği düşüncemle onu geri ittim.O zamanlar da güvenemiyordum hastalığımı söyleyecek kadar.Gel zaman geç zaman çok ama çok sevdim Demoyu.Aman be allahın bildiğini kuldan mı saklayacağım diye ;biraları yurda gizlice soktuğum bir akşam açılıverdim ona.
((PS: Bira beni çarpmaz,etkilemiştir diye sakın günahımı alma ramazan ramazan asdas.))
Neyse...Hastalığımı söylediğimde ondan beklediğim anlayışı gösterdi Demet.Olabilir tabi,sen çok bilinçli bir hastasın,çok iyi bir insansın falan filan bir sürü ıvır zıvır söyleyerek yanımda olduğunu hissettirdi.

O günden sonra banyodaki diş fırçasını banyoda tutmamaya başladı .İçim fesat değil ki ,dikkatli bir insan da hiç olmadım.Anlamadım yani ilk zamanlar.Gel zaman geç zaman bir baktım kız çantasından fırçayı çıkarıp çantasına koyuyor. Rahat etmesini istediğim için banyoya neden koymadığını sordum ve o
:Ayys canım ya ,alınma ama dişlerin kanarsa oradan benim fırçama değerse bende hasta olurum.Ama yanlış anlama sakın olur mu ? dedi.
Kalbim çok kırıldı elbette ama önce can sonra canan yani.Arkadaşım kalbimin kırılmasından önce kendi sağlığını düşündü ve evet düşünmeliydi de ne kadar gerizekalı bir yöntem geliştirmiş olsa da.
Hastalığımı söyledikten sonra asla aynı bardaktan su içmedi(normalde atlıyordu her bokuma ,ister istemez dikkatimi çekti),verdiğim kapalı keki bile gizli sandığı bir anda çöpe attığını gördüm.
Önemsemedim demeyeceğim önemsedim lan.Tuvalete girip saatlerce ağladım.Çenemi tutamadığım için kendime,hastalığım geçmediği için Allaha kızdım.
Tuvaletten çıkınca da Demet'e odayı ayırmayı teklif ettim.Dünden razıymış zaten.Bana
:Ayy evet tatlım ama boş oda yokmuş,olunca haber verecekler zaten dedi.
Az önce çıktığım tuvalete geri girip bir o kadar daha ağladım.Ben ağlarken o erkek arkadaşıyla buluşmaya gitti sonra da onun evine taşındı yurttan ayrılıp.

Demetle aynı fakültede olduğumuz için çok sık karşı karşıya geliyorduk. Önce gülümseyerek hal hatır sordu,sonra görmezden gelmeleri başladı ve son etap olarak da arkamdan fısır fısır konuştuğunu hissettim.
Kanıtım yoktu,çok ama çok üzüldüm ama elimden bir şey gelmiyordu.

Böyle yalnızlığımın tavan yaptığı günlerden birinde tanıştım Tattik ile.Tattik abartısız okulun en yakışıklı herifiydi.(Göt kalkıklığım olarak söyleyebilirim,ben hep okulun en iyilerini aldım ama ne yapayım şansım göt gibi,hastayım lan!)
Tattikle baktım işler ileriye doğru gidiyor,öpüşme arifesi yaklaşıyor.Hastalığımı söyledim.Terk ederse baştan etsin diye,ya da önlemini alsın aşı filan.Neyse...
Önceden HBV si varmış onunda ama geçmiş bağışıklığı tam!
Hal böyle olunca aramızdaki duvarları kaldırdık.Gelsin öpüklemeler,yiyiklemeler filan....

Demet ve arkadaşları bana mutluluk hak değilmiş gibi köşeden köşeden sinsice bakıyorlardı.Umursamadım,tesellim oldu Tattikle ilişkim.

Vize zamanı at gibi not toplamaya koşturduğum zamanlarda Tattikle Demetin tartıştığını gördüm koridorda.Bildiğim kadarıyla tanışmıyorlardı bile ama Konya adamın psikolojisinin amına koyar.Hele de vize,final zamanları herkes burnundan soluyordur.Yanlarına koşar adımlarla gittim bağırmalarını susturmak için.
Yanlarına varır varmaz ikisi de sustu ve Tattik elimden tutup beni götürmeye çalıştı o ortamdan.Bense Demete gülümseyip ''Özür dilerim Demo,sonra konuşuruz''dedim.
Tattik o dakika elimi bırakıp ''Sen mal mısın,mal taklitcisi mi''dedi.Ne olduğunu anlamadığımdan bön bön yüzüne batım Tattiğin.(Sanırım malım)
-Kız gelmiş senin hasta olduğunu,milleti tuzağa çektiğini söylüyor.Sen ondan özür mi diliyorsun PK!!
Beynimden vurulmuşa döndüm.Aklım durdu yemin ederim o dakika.Demete baktım ve kendimi tutamayarak hıçkıra hıçkıra ağlamaya başladım.
Demet koridorda bağırdı
-Plaza sende hiç utanma yok mu,timsah gözyaşlarınla insanları hasta ediyorsun.Hiç mi insanlık kalmadı Kızıl Şeytan!
Hala bu laf kulaklarımda çınlar Kızıl şeytan.Ne ağır bir küfür be bu,neyse...

Ben o senenin vizelerine giremedim,İstanbula döndüm apar topar.Tattiğin telefonlarına cevap vermedim.Okulu bırakmak istedim ama annem ölüsünü görmemi söyleyince sike sike döndüm cenabet okula.Finallere de bir şey yapamadım vize notum olmayınca.Tüm dönemin derslerinden kaldım.Yani dönemim battı neyse...

Tattikle barıştım çok ısrar ettiğinden.Aslında yemin etmiştim ömrü billah kimseyle çıkmam artık diye ama Tattik zaten hastalığa bağışıklıydı,istisna gördüm onu (: Çıkmak istiyorum ya her şeyi rajona uygun yapıyorum neyse...

Tattikle baya bir çıktık biz.Okulu onunla bitirdim yani düşün. Demetse hep sinsi sinsi izledi bizi,umursamadım hiç.
İstanbula dönüp işe girdiğim sıralar Demet faceden ulaştı bana.Aslında direkt engelleyecektim ama 2.kelimesi yüzünden elim varmadı engellemeye.
=>Merhaba PLaza kaşarı,ben aids'im.
Beynimde karıncalanmalar olduğunu hissediyorum o dakikalarda.Şok yaşadım ama inanamadım ya böyle bir şey olduğuna.''Sen ciddi misin''yazdım.o sadece''Evet''yazdı.Nasıl ya ,böyle bir şey nasıl olabilirdi ki,im-kan-sız-dı!

İstanbulda olduğunu,cerrahpaşaya gitmek zorunda olduğunu filan söyledi.Yanında olmamı rica etti.Hiç düşünmeden kabul ettim.
Birlikte Cerrahpaşaya gittik.Yığın gibi bir kalabalık vardı ve bir adam elindeki listeden isimler okuyordu.İsmi okunan kağıdını alıp,bakıp oradan ayrılıyordu.Neyse...
İsimler okundu,okundu.Oradakiler ayrıldı,ayrıldı...Sadece biz kaldık.İsim okuyan bıyıklı bey isminiz dedi.Demet diye cevap verince siz içeriden alacaksınız sonucunuzu diye adam koridoru işaret etti.

O saniye benim bacaklarımdaki titreme İstanbulda beklenen depremden daha sarsıntılıdır eminim.Demet benim yanımda çok daha rahattı.Elimden tuttu ve dudağını hafifçe büzerek''sen de gel''dedi.Yanında doktorun yanına giremedim ama çıktığında ağlıyordu ve omzumu ona verebildim.Dayanamadım bende ağladım.
bilinmeyen hastalıklar ağlatır.Hele o ilk gün sancısını ben çok iyi bilirim.''acaba ölecek miyim,daha çok gencim''ruh haline bürünüşü. Sevdikleriniz siz öldükten sonra feryat eder ya ''daha o çok gençti''diye.İşte bu cümleyi siz kendinize kurar ''ölüm bana hiç yakışmıyor ki,daha yaşamam lazım''diye ağlıyorsunuz kendinize.

Doktor ikinci bir kez daha test istemiş ama sonuç pozitif.Ağlaya ağlaya labratuara girdiğimizde hemşire ikinci mi diye sordu.Demet ''evet''dedi. Hemşire belki 10 kat eldiven takınca dayanamadım''bence sen çok malsın be hemşire kadın,aids bir kolu tutup kan almakla geçmez be''dedim.''Sen çok biliyorsun''dedi hemşire.

Sustum.Kanını verdi Demet ve kapı önünde birer sigara yaktık.
-Ne olaca şimdi Plaza Kaşarı,ölecek miyim
-Yok ,ölümsüzsün.Aids olmasan sonsuza kadar yaşayacak mıydın Demet.Seni temin ederim öleceksin yani.
-Sen her zaman çok tatlıydın be PK.Hastalığımda o yüzden ilk seni aradım.
-Sende  bir kere tatlı ol Demet.Beni aradın çünkü ben Hepatit'im.Ben ikinci sınıf insan gibi bir şeyim gözünde.Bu hastalığı Plaza bilse bir şey olmaz diye düşündün.
...




6 Temmuz 2014 Pazar

14 comments

HBV günlük'üm (Hepatit B Günlüğüm)

Hayatta hiç bir şeyden utanmadım aslında,hastalığımdan utandığım kadar.Utanç verici bir şey görmek istemiyorum  ama gözümün içine içine sokuluyor ne yapayım? Hani kolumda bir yara olsa kolumu koparıp atarım ya da saçımdaki bir yanık olsa kesip atarım onu. Bir ilacı olsa içer kurtulurum ama değil işte be lanet olsun değil.

Ciğerimde bir hastalık bu,ciğerimi de söküp atamam ya.

Neden durup dururken hastalığını anımsadın be PK.
Gözümüzün önünden ayırıyor mu bu memleket yahu?
Nargileli götüme benzeyen bir reklam dönüyor. Hastalıklar nargileden geçiyormuş falan filan. Hastalıklar insanlara geçebilir ''hatta Hepatit b''olabilirsiniz diyor.

Gözüme iliştiğinde kumandayı alıp yere çaldım. ''Sikerim ejdadını lan bu reklamın metin yazarının,hastalıklar hatta hepatit b nargileden geçiyormuş.

Ba ba ba ba ba! orrrrospu çocuğuna bak sen!

Araştırma yapan biri değil,doktor değil,kimyager değil bunu söyleyen kişinin basit bir reklam metin yazarı olduğunu bilen var mı?
Bir de kamu spotu olarak yayınlanmış. Ne demek kamu spotu? Devlet destekli reklam...
Ulan yanlış bilgi veren devletinde desteklediği bir ülkede yaşamak zorunda kalmışım,benden daha götü kazıklısı var mıdır yeryüzünde?

Bitti mi? Bitmedi !

Bir serinleyelim diye havuza yazılmak isteyen bedenim koca bir sarsıntı yaşadı başka bir ötekileştirmeyle...
Benden 50 lira ve hepatit testi istendi. Sebep sorduğumda ise deriden geçen bir hastalık dendi :)
Kara ciğerden derime geçecekte oradan suya karışıp milletin derisine geçecek.
Hastalığım bile buna tenezzül etmez be.
Soktuğumun sisteminde serinleyemiyoruz bile.Hiç bir memlekette insanlar bu kadar alakasız horlanmamıştır eminim.

Ağlamayacağım ya.Ağ-la-ma-ya-ca-ğım!

5 Temmuz 2014 Cumartesi

15 comments

Altı üstü kadın

Pet kullanmak nedir bilir isiniz? Hani şu yaz gününün sıcağında götüne yapışan şeyden bahsediyorum. Gecesi olan,gündüzü olan,kanatlısı,kanatsızı.
Hissediyorum ki yüzünü eğdin,iğğğ iğrenç diyorsun. Asıl iğrenç olan ne biliyor musun? Allahın bu eziyeti senden muaf görmesi. Daha da beteri bu eziyetin her ayda bir haftayı rezil etmesi.

Makyaj malzemesini tattın mı hiç? Eminim rujun tadını merak edip bakmışsındır. Peki ya gözeneklerinin sesini duydun mu içten içe?
-Ağzına sıçayım sıfatsız karı,sürme o pudrayı allasennnnnnnnnnn
-Yo yo yo bari allık olmassssssssssssssııın
-Diğer dünyada suratın olarak seni öyle pis sikeceğim,kulakların rövoşata çekecek.

Sen hiç kendine temiz bir geçmiş bıraktın mı erkek?Kaç kişiyle çıkarsan çık yattıklarının sayısı gizli mesela.Eski çıktıkların karşına çıkarsa 
-Aman senden önce hep gereksiz adamlarla karşılaştım,sen en mükemmelisin egosuyla karşındakini doyurdun mu?

Seni sevmeden önce hiç kaç kişinin siktiğini sordular mı erkeğim,böyle adil bir soruyla karşı karşıya kaldın mı?

15 cm yükseklikteki topuklu ayakkabılar giyinip kendini güzel hissettiğin bir günde ,kalçaların üstünde tüm istiklal caddesinin fantazi patlattığını hissettin mi?

Ağzı fışkiyeli embiriyolar tarafından düşlenmek bok gibi hissettirir emin ol.
Ya da sıcaklanan havada üstünü serinletmek için açıp kapadığında,karşındaki adam memelerine bakmak için gözlerini dikti mi tsörtünün içlerine?O adamı dostum saymıştım ya ben,bakteri olan ben miyim?

Doğum sancısı,ev temizliği filan daha konuşacak çok şey var
Bir de hiç bir zaman kadına saygı duyulmayışı.Çok kolay görüldü,çok hor görülüyoruz be erkek
Erkek!!!
Uyudun mu
...
Keşke biraz duymuş olsaydın beni
Erkek!


 


4 Temmuz 2014 Cuma

14 comments

Holley Bp den kaçma yolunu Buldum !

Eyy ahaliiii duuuyduk duuymadık demeyinn
Plaza Kaşarınız kaşarlar diyarı Beyoğluna taşınmanın yolunu yordamını bulduuuu
Nasıl,fısıl,siktir,hastır fısır fıs.... şşşT kendi aranızda konuşmayın!

Çalışacağımm!

Nasıl,fısıl,siktir,hastır fısır fıs.... şşşT kendi aranızda konuşmayın!

Şöyle kiii üniversitede ahşap boyama kursuna gitmiştim ben. Her türlü tekniğine sahibim anlayacağın.Bebeğimin uyuduğu saatlerde malzeme satın alıp boyayıp hazırlayacağım.Taksimin iyi bir yerinde dükanı olan aradaşıma rica edeceğim satsınnn.Nasıl fikir ?

Hahaaa ço zekiyim değil mi (:

PS:Lan gene çalışmanın bir yolunu buldum.Yere batsın benim zekam

PS 2: İnşallah 1.5-2 milyarlık işler çıkarırım da Cihangirde ya da beyoğlunda ev tutacak şeysimiz olur,

Okuduğun gözlerinden öperim ouyucum mucks :*
10 comments

Sülalem Bozuk,kabul

Aslında bugünüm bok gibi,aslında ruhum acı çekiyor ama hüzünlü yazılar yayınlayıp moralinin içine sıçmayacağım işte. Ne doğru düzgün gidiyor ki soktuğum yaşamında bari yanlış gidenlerle taşşak geçip gülelim siktir eeeet.

Benim 7 sülalem almanyada sayın okuyucu. O nasıl oluyor deme.Bir zamanlar işçi alımı varmış ve babam dışında tüm sülale Alamanyaların marabası olmaya koşturmuş.Almanya görgülü,bilgili ya en azından şengen ülkesi filan dersin ya.Tövbeler olsun benim sülalem öyle değil. 

Vücudu dövmeden görünmeyen kuzenim Maya benden ''şampiyon''istediğinde utandırmamak için anneme sordum.
PS:Annem bu ailede 30 yıl kaldığı için yanlış konuşmaların tercümanı halinde ben ve kardeşim için
Annem :Kızım şampuan istiyor o dedi
Koşup Mayaya üstüne basa basa söylediğim şampuanlarımız burada,hangi şampuanı kullanırsın,bak bu benim şampuanım filan gibi bol şampuanlı cümleler kurdum.Ailenin en zekilerinden olan Maya bunun adı şampu ney dedi.Şam-pu-an .
-He anladım PK Şam-pu-am
-Am değil an an.
İçeri gülerek gidip diğer kuzenlerle film izlemeye devam ederken halam gelip 
-PK makarlamaranın suyu taştı dedi. 
Ben bir suyun taştığını anladım ama ne suyu olduğunu sormak için anneme koşmadan mayanın yanına koştum.
-Maya Maya suyun mu taştı kuzumm?
-Yoooo PK Fışırtiye(Fıskıye) ile yıkanıyor ben,neremden taşar ki
Anneme Mayanın kapı önünden bağırdım.
-Anneeee makarlamaranın suyu taş
-PK!Git ocağı kapa kızım

Koşup ocağı kapadığımda çubuk makarnanın suyu kalmamıştı,dibi de tencereye yapışıktı.
Sülalemin durumuna bakıp çok üzüldüm ve onları eğitmeye karar verdim.
Maya,Duru,Duygu,Hera,Elena,Slwia gelin benim odaya
Nayyyyynnn!
Neden !!! Şwipsimisi içip,kolkutalayı yemeden olmaz(kola ve çikolata demek bu)
Yemezseniz ölmezsiniz ,zaten her biriniz 100er kilosunuz.Ev başımıza yıkılacak allah muhafaza.Tonları kaldırıyor resmen bu daire tonları
Elena ağlayarak halama :Plaka bize balıh dedi.Şişgo dedi odasına gidmedig diyeeeee.Döfem miii
Halam:Gız gızım büyüğe el kalkar mı hiç -ŞAk(Elenanın yüzü 5 parmak izle dönünce anlaşılıyor ki küçüğe kalkar)

Kızlar size türkçe öğretmeliyim ben ,ya bir türk çocuk size aşık olursa
!!!Sessizlik ve hepsi odamda
Ulan götümü yırttımda gelen yok giden yoktu.Testeronun kokusunu alan odaya doluştu.Tövbeler tövbesi

Neyse ben bunlara yanlış bilinen şeylerin doğrularını heceleyerek öğrettim.
3-4 gün boyunca her şeyi tekrarlattım filan. 5.gün diğer halamlar ve çocukları geldi.
Halam: Marcımaklını özledim gelin(Mercimek hala o mer-ci-mek)
Rüzgar(halamın 30 yaşındaki eşşek yarması oğlu): Anna bana şwipsi goysana
Ben:Rüzgar o kola
Halam:Koca sülele yannış bilio da bi sen mi dorusunu biliyon da öretion PK.De get gızım ,bizimle maytap mı geççiyon .


Evet sayın okuyucu.
Hepsi almancı ve hiç biri okuma yazma bilmiyor.
Kuzenlerim benim değil ayı yoginin kuzenliğine daha yakın
Her şeyi geçtim de Halam hala Rüzgara ekmek arası yapıyo lan.

Bu da öylemesine bir yazı.Moralim düzelsin diye hatırladım bizim düdük alamancıları.Öpüklerim okuduğun gözlerini <3

2 Temmuz 2014 Çarşamba

28 comments

Otur oturduğun yerde!

Aslında amacımız ev aramaktı.Bu yüzden gittik mecidiyeköye dün Şengülle. 2000 tlden başlarmış kiralıklar. Ne lan o saray mı deme.İstenilen ev özellikleri 2+1,orta kat,güneş gören bir daire.
Bizim imkanlarımız belli,en fazla 800 yani taşı patlatsak 900 verebiliriz kira için.Ben çalışmıyorum,bebeğim var sonuçta.Kocamın maaşı 3000. Çok özel yazdım biliyorum ama bir fikrin olsun istedim bütçem hakkında.

Fiyatları duyduğumda taşşak mı geçiyorlar diye gülümseyerek emlakcı emlakcı gezmeye başladık.Oradan girip oraya çıkıyoruz.Orada yüzümüz eşiyip burada acıtıyoruz ama hiç ümidimizi kaybetmeyip devam ettik.
 -Pardon da neden böyle pahalı kiralıklar
Yayvan yüzlü emlakcı : Abla dönüşüm projesi var ya.Millet evini verip verip kiraya çıkmak zorunda kaldı. Ev sahipleri de bundan istifade edip kiraları fırlattı. İnan olsun,10 yıllık kiracısını çıkarıp evini yeniden kiraya veren ev sahibi gördüm bu ay.
-Eee dönüşüm projesi bitince ne olacak abim
-Abla 2-3 yıl ev sahipleri bundan nemalanır.Sonra ev fiyatları düşmeye başlar zaten.
Dudakları büzüp buralardan ev tutamayacağımı anladık.Kuyruğu kıstırıp ifil ifil döndük Bp ye

Saate baktım 19.00 .Kocam oruç ve yemek yapmam gerek.Şengül kıyamadı ,geldi benimle yardım etmeye. Neyse yemek yapıp sohbet ettik,bizde kaldı arkadaş beyin fırtınası yaparız hesabı.

Gece boyunca ne yaparız diye beyin patlatıp şuna karar verdik .Bayrampaşa'
nın biraz daha iyi bir mahallesine çıkalım. Çocuk azıcık büyüyüp bende işe girdikten sonra Mecidiyeköye çıkarız hem o zamana kadar dönüşüm projesi filanda biter.

Sabahın köründe düştük yollara.Bayrampaşa da düzgün mahalle arıyoruz. Bizi deli sikmiş.Cebindeki son parayla hazine bulma makinası alan amcanın foseptik kuyularında ötme ruh halinden başka bir şey değil durumumuz.

Şengül: -Bence buranın iklimi ,bitki örtüsü filandan değil halkı ile ayırmışlar ilçeye Plaza,siktir et kuzum .Başlayalım emlakcılara girmeye
Ben:Bence de girelim Şengül.Gelen geçen gözünü dikip dikip bakıyor zaten,sıcaktan bunalıp birine paparalanmadan fikrimizi edinelim de  atalım kendimizi eve.

Gözümüzün önüne gelen ilk emlakcıya dalış yaptık.Adam oooo diye karşıladı biz.Kaşlarımı çatıp bir Şengüle bir adama bakıyorum.Tanışlar mı bunlar diye.
Ayağa kalkan adamın kalkan organının  sadece ayakları olmadığını gördüm o dakika.Görülmeyecek gibi değil ki beyaz keten pantolon giymiş.
Şengüle dönüp ''sen tanıyor musun amcayı''dedim. Şengül yooo dediğinde adama dönüp ''amca fazla samimi davrandınız.İyi günler''dedim.Adam ne olduğunu anlamadan çıktık dükkandan.Sokaktaki köşeyi döner dönmez ağlayana kadar güldük. Ne oldu bilmiyorum ben ağlamaya başladım.Sanırım sinirlerim boşaldı bu illet yerde.

Şengül sarılıp ''hallederiz merak etme''dedi ama sarılmaz olaydı.Bizim ufaklık uyandı o sırada.Ağlıyor,çıldırıyor hemde nasıl...Meme çocuğu sonuçta ,o meme ağzına girmeden susmak yok. Allahım tepemizde sıcak bir yandan ,bebeğimin cızırtılı sesi bir yandan,evden kilometrelerce uzaklığımız bir yandan,çaresizlik hissi bir yandan. Ne yapsam diye öylece sağa sola bakınırken Şengül çantasından bir şal çıkardı ve üstüme attı.Sokak ortasında çocuk emziren afrika kılıklı türk kadın benim.
Merhaba.

Yoldan geçenler arkalarına baka baka beni izlediler.Umurumda değil,ne yapayım.Kariyer planı olarak çocuk yapar yol üstünde emziririm demedim sonuçta,şartlar itti beni bu duruma.
Ne bakıyorsunuz?
Doyan bebim uykuya daldı hemen.Acil acil emlakcılara girmeye başladık,bir kere daha bebeğin ağlamasından korkup.

-Kiralık ev var mı
-Yok abla
-Teşekkürler

-Kiralık ev var mı
-Var,ne kadarlık
-Maksimum 900e kadar
-aa yok abla o fiyata.
-A dur bir tane var ama yarı bodrum 850 ye
-Taşşşşşşekkür ederim abi ,almiyım ben

ortalama 25-30 emlakcı gezildikten sonra

-Abi kiralık ev
-Kızım çok yorgun görünüyorsunuz ,niyetli misiniz
-Yok abi
-Gelin bir soluklanın,ne kadarlık arıyorsunuz
-En fazla 900
-Aaa kızım o fiyata buralarda ev bulamazsınız ki
-abi bura Bp ,Nişantaşı mı Kadıköy mü ya .Neyin kafası bu ya
-Haklısın kızım,coştu piyasa
-Sebep ne,burası damı geri dönüşüm projesi şeysi yüzünden
-Yok geri dönmeyecek şekilde evladım.Gelen suriyeliler,ıraklılar tüm ucuz evleri tuttu. Paraları yetmeyenlerse 3-4 aile tutup üst üste yaşıyor
Bismillah (Şengülün inanç patlama sesi)


Boyunlarımızı büküp yavaş adımlarla eve giderken şengül kolundaki kırmızı bilekliği çıkarıp koluma taktı
-Bu ne için
-Mercan tatlım o,sinirini stresini alır
-Ne şimdi ,taşşak mı geçiyorsun Şengül
-Yok hayatım,elimden geleni yapıyorum arkadaşıma işte.








1 Temmuz 2014 Salı

18 comments

Bu yolda yürünmez.Burası Bp Paris değil.

Günlerden bugün.Alışveriş yapmak gibi masum bir sebeple çıktım Bayrampaşa yollarına.Üstümde askılı mini bir elbise,ev kıyafetim aslında.Evde böyleyim,normalde daha bir seksiyim ya neyse.
Bebek emzirdiğim için benim cicikler azıcık büyümüş. Bir Nadide sultan değilim ,nadideyimdir ama sultan değilim.

Cicikler fazla mı zıplıyor lan diye göğüs çatalıma baktığım arada yan tarafımdan bir tükürük sesi işittim.Göz bebeklerim yavaşlatılmış lapayla tükürüğe endekslenmiş şekilde onunla birlikte yere yapıştı resmen.Kafamı kaldırıp salyanın sahibine baktığıomda kafasında dantelden örme fes gibi şey olan ,beyaz sakallı siyah kaşlı,elinde baston-u şerifi olan bir amca.

-Amca insan geçiyor,neden tükürüyorsun yahu
-Ben insan olmayana tükürüyorum
-Amca kendimden bahsediyorum
-Sen insan olsan ramazanda bu kılıkta milletin niyetini bozmazsın
-Milletin niyet koruyucusu sen misin amcacım,sen mi bozdun niyeti tövbe.Bir ayağın mezar mihenginde
-Görünme gözüme bak,niyetimi açtırdın.Fenalıklar yaptırma bana
-Amca allahını seversen bir fenalık yap bana.Yok yani yapamayacağına olmayan milyon dolarlarımla bahse girerim.
Sopay-ı şerif havalanır ve bağıra bağıra
-Vallahi kırarım kafanı deyyuz,yıkıl karşımdan orospu!
-Allah kabul etsin oruçlu ağzının niyetini.Ben senin elindeki sopayı alıp götüne somayı da bilirdim ya,sen şükret yaşına edepsiz herif
Arkamdan orospu diye bağırmalarına kulak tıkayıp ciciklerim ağzıma değecek kadar zıplayarak markete giriyorum. Bir an önce alışverişimi yapıp kendimi eve atmanın derdindeyim. yolda 3 kadın 7-8 çocuklu bir çingene tayfası görüyorum.Sırayla çöpleri kurcalıyor,çocuklar sümüklü,kirli paslı oyun oynaya oynaya bana geliyorlar.

En küçük olan çocuk masum masum poşetime bakıyor.Hiç dayanamam çocuklara ,netice de bende bir anneyim. İçinden çikolata çıkarıp veriyorum.Bu eylemimi gören arkada kalan çocuk sürüsü üstüme doğru koşmaya başlıyor. Allahım kaçsam mı diye etrafa bakıyorum,cidden kaçacağım çünkü o kadar çikolatam da yok hem içimden de gelmedi ne vermek ne var yani.

Kaçamayacağıma karar verince koşan çocuklara gülümseyerek ''maalesef çocuklar çikolatam yok ki ''diye sevimli sevimli gülümsüyorum.En büyüğü en başta koşuyor ve poşetin tekini tutup beni arkaya deviriyor.Küt diye göt üstü oturup ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.O çocukların poşetleri bir saçması vardı arkadaş.Elimden aldıkları gibi hurraaa.

Sizi annenize söyleyeceğim diye ağlayarak çingen annelerine bağırıyorum.''Çocuklarınızı alır mısnız''
Memesi diz kapaklarına değen teyze konuşuyor: ''Ne var çiggolata vereydin''
-Teyze yoktu
Saçlarını arkadan toplamış,papatya ağartmalı yelloz (çocuk değil,17 yaşında nereden baksan) yüzüme çemkiriyor.
-Yalancii icinden 2 tane daha çikmadi mi

50 liralık alışveriş ettim.Şu anda elimde gözyaşlarım var...Sebebi mi? Burası Bayrampaşa !