20 Kasım 2014 Perşembe

12 comments

Eski Aşklar -pltonikler

Selam körleri anlamak için dillerini kesip yanlış organmış diye hayıflandığım okuyucu
Özlemediysen de eyvallah....

Bugün eski aşkların  haritalarını ve krokileri çıkardım belleğimden.Hatırlatan kişi kocamdı aslında.Bilseydi beni bu kadar güldürüp eğlendireceğini kıskanır mıydı ex sevgilileri bilmem ,dinle bak.

İlk okulda Cihana aşıktım misal.Kulaklarından tahtayı göremediğim için aşık olmuştum ona.Öyle büyük ve kepçe kulakları vardı ki sanki o incecik bedenine bir tutam tutkalla montelenmişti. Kapkara bir çocuktu,incecik dudakları vardı ve arad bir altına kaçırırdı.Ona üzülürken çocukca aşık oldum ve sıra arkadaşıma fısıldadım .

''Sanırım ben Cihana aşığım Nihal''
''Olmaz Plaza olamaz çünkü o sidikli Cihan''
Parmağımı kaldırıp öğretmene ''Nihan Cihana sisidkli diyyooooorrr''dediğimde kendimi hıçkırıklar arasında buldum.Çünkü Cihanı korumak isterken ağlatmıştım.İlk aşkımın ağlamasına dayanamaıp ölesiye ağlamıştım. Öğretmen Cihanı çok sevdiğimi anlayıp ikimizi en öne oturttu ertesi ders.

Ve sonraki günlerde Çihana aşkım sidik kokusundan iğrenmeme sebep oldu.İlk başlarda ''olsunnn''dediğim koku beni bastı bastı bastı ve gene bir ağlama nöbetiyle ''Nihan senden çok özürdilerim lütfen Aynuru yanından kov ve beni al.Ciğerlerim çıktııııııııııııııııı''dememe sebep oldu.İlk aşkımdan böyle ayrıldım.

Orta okula geçtiğimizde ise Ersine vuruldum.Ersin anne babası doktor olan ve önünde öğretmenlerin bile saygı duruşuyla eğildiği bir veletti.Ama öyle güzel yeşil gözleri vardı ki.Çarptı beni denyo. İlişkimiz bana sakız atıp saçlarımı kesmemle başladı.Sevdiğinde şıpsevdi sakızlarını attığını düşündüm.Gülümseyerek kötü bir veterinerin elinden çıkan köpek gibi kırpılmış saçlarımla o yüzden onur duydum.

Fen dersinde defterime E harfini karalarken sıra arkadaşım Esra gördü ve ''Sen lezbiyen misin''dedi.Anlamını bilmiyordum o zaman lezbiyenin ama bilmiyorum lafını da çok sevmiyordum.Çok bilmişlikle evet kesinlikle lezbiyenim dedirtti bu duygu bana. Esra parmağını kaldırıp öğretmene ''Bu Plaza bana aşık.Yanından gitmek istiyorum .Az önce itiraf etti o bir lezbiyen''dediğinde gözlerim büyüdü.Kötü bir şey olduğunu o zaman çark ettim.Öğretmen ''Öyle misin''dediğinde anlamını bilmiyorum gene demedim.Diyemedim çünkü ben Ersine aşıktım ve o çok bilmiş bir veletti.Bilmiyorum kelimesiyle bana aşık olma ihtimlleri ortadan kalkabilirdi ve ben bu yüzden öğretmene ''olabilirim''dedim.
En ön sıraya mıhladı beni öğretmen ''Gözümün önünden ayrılma bakim sen ''diyerek. Anneme lezbiyenin anlamını sordum eve geldimde.Kadının kadına olan aşkı dediğinde başladım ağlamaya.Ne oldu dediğinde anlatamadım olayı.Nereden başlayacaktım,ne anlatacaktım ki...
Ertesi gün okula gittiğimde ön sıraya değil kendi sırama oturdum.Esra ögötü tavan yapmış halde gelerek beni kovmaya çalıştığında ''Sen aynaya hiç bakmıyor musun be.Lezbiyen olsam bile sana aşık olabilir miyim bu kıllarla.Kaşlarından gözün görünmüyor be ''diye bağırdım. Öğretmen geldiğinde benim lezbiyenlik mevzusu gene açıldı.Öğretmen bunları tartışmak için çok küçük olduğumuzu ve velilerimizin bölesi şeyleri yanımızda konuşmaması gerektiği hakkında nutuk atıp derse devam etti.Ersine aşık olma arifeme böyle nokta koymuş oldum.

Bümbüyük ümitlerle gittiğim lise de Tunç diye bir çocuğu gördüm.Tunç rengiydi kıpkızıl.Çilleri vardı ve gene yemyeşil gözler.İşte dedim Plaza lise aşkın.Gidip platform ayakkabı aldım ona güzel görünmek için.Ayakkabılar 20 cmlik bildiğin orospu ayakkabısı.Üstünde durmak zor zanaattı.Annem kızım bu ayakkabılarla bacaklarını kırarsın,pavyona mı gidiyorsun okula mı dedi umursamadım.Hocalar kenara çekip hiç yakımamış dediğinde inadına giyip giyip Tunca göründüm çünkü o ayakkabılarla bana gülümsüyordu.Şimdi anlıyorum neden gülümsediğini.Çok komik görünüyordum çünkü. 40 kilo 17o cm boylu liseli kızlar platform ayakkabıdan uzak durmalıymış.Her topuklu ayakkabı seksi durmuyormuş O dönem kim soktuysa benim küçük beynime ''topuklu ayakkabı seksidir''diye.Yeryüzüne salınan sayılı zebanilerden biri o,her kimse.Neyse....

Lise 2 de en yakın arkadaşıma sevgili ayarladım.Pek bir sevgili deisiydi ve sıra arkadaşım alperi kendimden uzak tutmak için ona yamadım. Alper benden 5-6 cm kısaydı ve o dönemde herkes sevgili olmak için can atardı. İkisi de pek memnun oldular bu ayarlama durumundan.Taa ki ben alpere aşık olana kadar....
Ateşle barut yan yana durmaz hacı,bunu ben lise sıralarında öğrendim ve en yakın arkadaşımın sevgilisini elinden alan kancık oldum.Ayrılmışlardı gerçi,ben alperi sözde şevkatli kucağıma aldım.Hahahaaaaaaaaaaaaa!!sonra da o beni kucakladı .
Alperin annesi değişikti.Böyle orospu gibi bir şeydi.Yani bak bunu ciddi söylüyorum ha!Hayatımda gördüğüm ilk canlı orospu o idi ve alper bana çok fazla enteresan geldi o çağda.Bildiğin orospu çocuğuydu be kime enteresan gelmez ki?

Gel gör ki onun psikolojisini hesap edemedim.Salaktım işte,kabul.Sonra üniversite geldi ve uzun bir ilişkiden sonra sayısız kahveyle seçtiğim bir adam.
Geldik bugünlere

Öpüklerim ;)

19 Kasım 2014 Çarşamba

2 comments

Beynim uyuşturucu almış denek bir fare gibi sersemlemiş...

Selam buharı kaçmasın diye elimle kapattığım halde zamanınsoğukluğuna yenik düşmüş sıcak içecek tadındaki okuyucum ;

Özlemişsindir be!

Hayatım bir külah dondurma benim.Üstüme renk renk tatları yüklemeden önce hep bir külah evresi yaşadım bu yaşa kadar.Yani böyle sessiz sükun bir dönem sonrasında renkleri ve değişik tatları toplama  evrem.
 Sikerim sessizliklerimi lan !Her birine yetemeye bilirim sizlerde buyurun efendim.Neyse...Bu kadar açık gönüllükten sonra gelelim benim boktan,sıkıcı,itici,sümsük yaşantıma.

Bu aralar bekar kafasında evli,evli bedeninde bekar ruhum arasında kelebek etkisi gidiş gelişlerimi oynuyorum.İyi mi ettim lan evlenmekle! Adam tercihim mi yanlıştı yoksa tercihim de mi yanıldım yoksa içimde gizli bir orospu var beni yoldan mı çıkarıyor.Bilemedim !

Bir kere ben ev kadını ruhuna ve yapısına uygun bir kadın değilim okuyucu.Amına koyim ki fazla entellektül kalıyorum şu dört duvarın arasında. Bizim herif ise bence fazla ben''cil''! Adam dönüpte lan bu karıya ne oluyor sankim ruhunu eşşeklere siktiriyor demiyor. İşe gidiyor geliyor,arada bir kavga ediyor sonra bir daha kavga etmeyeceği için söz veriyor. Sonra kavga etmeden küfrediyor.Sonra bir daha küfür de etmeyeceğini söyleyip söz veriyor.Sonra beddua ediyor kendisine.Sonra her şey basit bir plak gibi  başa dönüyor ve ben o sırada Allaha dua ediyorum ''lütfen Allahım yanlarına sidik bulaşmış yuvarlak  şekil bir klozet kapağı olsun ,lütfen bir gramofon olmasın''.Bu Plak tekrar çalmasın.Allah bana cevap veriyor ....

Biiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiip!

Böyle işte.Ayaklarımın üstünde durma çabalarımı görmek yerine herifim körüklü tren kıvamında bana giriyor.Ayyy o kadar streslendim ki okuyucum normalde sana herifimle olan gereksiz kavgalarımı yazmam ama bunu bile yazdım.Neyse işte....Bir yolunu bulup annemle aramdaki şu  köprüyü kaldırmam lazım.Yani İstanbul boğazını!düşünsene !!!!O boğaz var ya o boğaz....Kim sana girsin dediyse zamanında Allah onu görsün asıl ,ciddiye alıp bana yerleştirmiş duayı kabul edip yahu aaaaaaaaa.

Neyse ya ,sikerim.Yazmıyom.Zaten canım sigara istiyor.Öpüklerim

14 Kasım 2014 Cuma

18 comments

Kendine gel

Selam gecesmi gündüzüyle değiştirmeyi teklif edipte red yediğim okuyucu
Bekarlığı özlüyorum

Küvetin içini suyla doldurup,mumlarımı yakıp,müziğimi açıp,tütsümü tüttürüp düşündüğüm zamanları özlüyorum. Aynanın karşısına geçip,kendime günaydın demeyi ve istisnasız her gün yüzümü yıkadıktan sonra göz kırptığım o sorumsuz günleri.Hayallerin bedava olduğu günleri özlüyorum.İçki şişelerinde kaybolup ,dans pistinde öylece zıpladığım günleri....

Dakikalarca ayna karşısında makyaj yapmak...
Hayattaki tek sıkıntımın fönümün altından dönen saçımın olması...
Ayakkabıma bulaşan çamura küfrü basmak...

Hayat zamansız okuyucu.Belki de bu satırları tamamlayıp yayınlaya tıklamadan kalbim duruverir,kimbilir.Nerede lan o carpe diem felsefem.Geri verin onu!O bana lazımdı amaaa!!!

İdil 8 aylık oldu.Ne de çabuk geçiyor zaman.Hiç bir şey yapmazsan boku yiyeceksin diyemeden ölüvereceksin be okuyucu,ne yazı değil mi?
Aslında üzülmemeliyim.Bir memurun ölüden farkı yok gözümde misal.Ya da nasıl yaşadığını düşünmeden geçen bir ömrün bir yosundan farkı...
Önümüze hep bir amaç iteklediler değil mi?Senin öyle mi bilmem ama benim malesef öyle. Hadi kızım lise,hadi kızım yürrrrrrüüü üniversite,eyvah evde mi kalacaksın hayda bre kocaya,amanın millete kısır mı dedirteceksin!?Yap çocukta aradan çıksın ,büyür gider((Gerçi İdili ben istedim ama söylemler işte))İşte okuyucu buradayım.

Tam da bu noktada. Birileri sözde bana yol gösterdi ve benim geldiğim nokta.Kaç kişi benden farklı ki bu dünyada?

Mesela kaç kişi sizi ilk kucaklayan doktor amcayla tanıştı?Ya da kaçınız işinize yaramasa da seviyorsunuz diye portekizce öğrendi ...

Boş ver okuyucu...Benim lafım kendime.Bunca zaman kendimi aramayı zahmet edemeyen kendime.Yani kendi kendime...

Sana lafım ne biliyor musun?

Anneler yalan söyler.Toplum kaygıları berbat bir şeydir.
Önce kendin varsın okuyucu....
Gel sana sen olduğun için sarılayım samimice.
Ama en dürüst halini ver bana,en yalın en duru halin olsun bu.
Egonu patlat nefsini körelt.

13 Kasım 2014 Perşembe

4 comments

Höyt oralara girrrrrrrr-meseydin iyiydi..

Selam ışığından  ağustos böceği diye sevdiğimde ben böcek değilim diye kızdırdığım okuyucu
Özlem bana ?

Uzunca bir zamandır ben bende değilim sen bende misin.Dıııııt yanlış....Sende beni bıraktın,hissediyorum.

Bana küfür et okuyucu,al kollarımı kır filan ama şu yalnızlık hissinden kurtar beni.Ağlatıyor meret...Ben eski plaza kaşarı olmak istiyorum.Tüm siyahlara gökkuşağı yansıttığım o sulanmış beynimi verin bana.

Okuyucu...Ben evlenmeden önce 7-8 kişilik bir arkadaş grubunun vazgeçilmez üyesiydim.Her birimizin farklı yetileri var bu grupta.Birimiz dünyayı gezer,birimiz fazla okur-izler((bu benim))birimiz önüne gelenle yatar ve anlatır ((kadın oluşu bunu cazip kılandı))birimiz antik kuntik bilgilere sahiptir filan ((koluna konan kelebeğin türünü söylemesi,camın nasıl yapıldığını anlatması gibi :))bla bla....

Eve gömüldükten sonra birilerinin de dediği gibi ev kadını ruhu sikti beni.Eve kapanıp asosyal,mal,gereksiz işleri(kastım ev temizliği vs...)başarı sayan bir boyuta taşınmıştı ki...Bizim gezgin Tuğçe gelene kadar...

-Fransada Işık festivaline gidiyorum Plaza ,çok orjinalmiş bak göstereyim.
-Dur ben mutfağın ışiığını kapatayım da festival şeklinde götüme girmesin fatura

Bak izle =>

Ayy ne güzelmiş T.
-Eee kızım bu hayatı sen seçtin. Gerçi bende koca bulsam çocuk yapardım ama ...Eee neler yapıyorsun evleneli sırra kadem hanım
-Hiç.
-Ciddi misin Plaza ,nasıl hiç! Ne oldu senin hung mektup yazdın mı?
-Hayır Bayan T
-Peki ya şu senaryonu
-Hayır
-Eeee kitabı yazdın ama değil mi?
-Yazdım ama sildim.Boktan olmuştu.Harcamak istemedim kendmi

Bir tokatla Bayan T nin suratına bakışlarımı değiştirmeden durdum.

-Neden yaptın bunu Bayan T
-Çünkü sen şu anda beyin amcıklaması yaşıyorsun.Bir şey yapmadan harcanacağını düşünecek kadar ne aldın kızım sen.Olsa olsa şoktasındır.
-Hıhıııı

-Bu arada Plaza ,ben askerden gelen kardeşinle yattım
-Ne.Hı hala beni deniyorsun değil mi?Tepki vermemeliydim
-Yokk ciddiyim,daha öncede yatmıştım zaten ama halletmemiz gereken bir sorun var
-Ne o deliği mi tutturamadınız
-Yok Plaza ,askerden sonra erken boşalma sorunu yaşıyor
-Nasıl yani!!!

Evet okuyucu .Kesinlikle kardeşini ehlileştir .arkadaşlarınla yatıp kalkmasın.Ya da yattıktan hemen sonra seninle buluşmasını engelle.Yoksa durum gördüğün gibi.Bendeki dudak sarkmış,yüzüm katırın olmayan şeyi kadar anlamsız.İçimden tövbe estafurullah yahu,dinlesem mi dinlemesem mi iç çekişleriyle

Hayattan aldıklarıın ya meraktan ya ya....tan oluşunun vgerdiği iç huzuruyla dinlemeye devam ettiğimde

-Bu bir sorun Plazaa değil mi
-Yani evet,türk erkeği sendromu gibi bir şey ama.Ya kardeşim lannn!Konuştuğumuz kişi frkında mısın
-evet doktora mı gitmeli sence
Bayan T!Ben ne bileyim hacı.Kardeşime sen bizim T ile yatmışsın .Eh performansında yetmemiş hani.Hadi yetmedi neden 3 posta yaptın mı dicem.Mal mısın.
-Yoook avrupaiyim!
-Sikerim senin avrupanı da ai nide eşşek .Kapa konuyu ne bok yersen ye.Git tedavini kendin uygula.Hem sen Andrew den ne zaman ayrıldın be.
-2 hafta önce
-Haa Plaza sorma.Beni havaalanında terketti köfteor.Siktirsin gitsin zaten çocuktu o.Bana evlenecek erkek lazım.
-Haklısın Bayan T
-Senin kardeşi evliliiği düşünüyor mu bu sıralar Plaza
-Yani bilmiyorum ama sanmam.Hem nasıl yaa.Senin tüm cinsel şeylerini hatta pozisyonlarını bilirken evlenemezsiniz değil mi
-Neden evlenmeliyim Plaza,bağnaz mısın sen
-Yok da yani bilmesek iyiydi yani.Göz görmeyince gönül katlanır filan durumu.
-Ben açık ilişkiden yanayım Plaza.evlendiğimde kocamın eline listeyi tutuşturucam.Şunla şu kadar çıkıp şunu yaptım diye.
-Maşallah açık ilişkilere!
-Sen 2 yıldır bildiğin taş devrine dönmüşsün hatunum yaa...Neyse...

Bayan T gittiktn sonra eski arkadaşlarımı birbir arattım.Baktım kim nerede ne yapıyor.İnsanda hani şöyle bir tık üstte olma isteği ve azmi vardır ya.Sanki tanıdıklarınız sizin gerinizde olsa siz dünyanın liderisiniz hissi.O fışkırttığım ruh halini kendime yakıştıramayıp bilgisayarımı küdürterek kapattım.Kendine dön Plaza...Kendine dön.Kendine...


11 Kasım 2014 Salı

5 comments

Orospuya dönmüş

Selam ayağının  bağcıklarını biririne bağlayıp ,yürümesine yardım bahanesiyle elinden tuttuğum okuyucu

Özlem var mı özlem...

Bugün geçmişten bir arkadaşımı aradım efil efil.Goggle benden yorulup ortaklık teklif etsin diye beklemedim değil yani.Bunca yıllık arama motoruyum böyle motor görmedim diyerek neyse....

Buldum onu....

Beli götüne yyapışmış o arkadaşın,üz kemikleri sözde verdiği resimdeki öpücükle pörtlemiş.Ay o bana ne kötülük yaptı var ya,ne kazık attı.

Üzüldüm ama yaaa,iyiden iyiye orospu kılıklı olmuş :/

PS: somalili götüne benzemiş dudakları
pS 2:Yetişkin içerik aklımda,Yarın söz gidiyor!

Öpüklerim :)

6 Kasım 2014 Perşembe

22 comments

Zordu ve Bitti

Selam yumurtasına omlet yapmak isteyipte civciv çıkar ümidyle çürüttüğüm okuyucu...
Günlerden Plaza Kaşarı ,azıcıkda mı yok özlemek?

Dur bir türk kahvesi soda kapıp geleyim be okuyucu.Azıcık dertleşelim ;)

Hadin pisnillah

Kayınvalidemle kocişim yıllar yılı anlaşamayan 2 tür imiş.Bu durum ben evlenmeden çooook uzun yıllar başlamış vesselam.Sabahın 11 idi kayın validem yatak odama daldığında.Ben o sırada 3.dünya savaşının başlamasına engel olmaya çalışıyordum rüyalar aleminde ki uyanınca savaşa başlamamışlardır umarım.Kayın validem telefona cırlayarak ağlayan İdilimi yatağıma verdi.Sonra yavaşca bayıldı.Hayatımda gördüğüm en enteresan bayılma şekli bu olduğundan ağzımın salyaları hala döşümdeyken gülmemek için kendimi tutamadım.Bir insan düşünün ki önce dizlerini yere koysun,sonra ellerini en son kafasını yavaşca yere indirerek bayılsın.
Utanma okuyucu bu bayılmaya bayılabilirsin.Gel gör ki ben kadını ayıltmak yerine başında kahkaha bombardımanına yenik düştüm.10 saniyede ayılan kayın validem :
-Ölsem cenazeme gelme,güle oynaya gömülmek istemem
dedi.Sustum.İçimdense ''weeeeeeeeeeeyyy koca kadın utanmıyor yalandan yere bayılmaya,boku bana kaldı gene ''dedim.
Elimi yüzümü yıkayıp dövünen kadının yanına gitmeye korktum.Çünkü elimde 7 aylık bir bebek ve bu dövünme eylemi onun ruh sağlığı için hiçte iç açıcı değil.Bağırıyor:
-Buralarda ölsem ,çürürüm beni gömen de olmazzzz wheeeeeyy ...
((Ayyy ölse neden gömmeyelim ayol,kokar be.Manyak mıyız yani :))

-Annecim bağırıyorsun gelemiyorum,İdilin kalbi küt küt atıyor.Bir sakin olursan dedim dışımdan.İçimdense ''bu insan ne kadar komik ağlıyor allahım.Tövbe ya,belki gerçekten üzülüyordur da neden göz yaşı yok!!!''dedim.

Lafım üzerine sessizce ağlama sesleri çıkarıp gözünden bir damla bile yaş akıtmayan kayın validemin yanına oturdum.
Tek sorum ''Ne oldu böyle ''idi.
Cevabı :''O hep böyle yapıyor,şerefsiz.Allah onun iki yakasını bir araya getirmesin.Kafir......''

Evet sayın okuyucu.Bir yarım saat bildiği bütün sıfatları nefesine ekledikten sonra beni aldı bir gülmek.Sebep? Ne olduğunu sormuştum yahu,beynim sikildi ama hala cevabı yoktu.
Kayın validem gözlerini pörtletip bana ''Saygısız,terbiyesiz,ahlaksız...gibi kelimeler saydıkca benim kriz 2ye katlandı.Gülmekten nefes alamıyorum lan.Ölecektim.En son ne zaman bu kadar kusursuz güldüğümü inan hatırlamıyorum.Beni gülerken gören İdilde başlamasın mı gülmeye.

-Annnnn nneee gik gik diye bildiğin kızımla krize girdik.

Kayın validem daha el kadar çocuğu bana karşı kişkirtiyorsun.Yazıklar olsun dedikce gülmem arttı arttı...İdili de alıp yatak odasına geçtim sakinleyeyim diye.Bana oradan bağırdı .

:Şimdi İnsilünün hepsini kendime vuracağım.Kendimi camdan atarım üstüne.
Bu kadın 54 yaşında!!
Bunu söyleyen insan mantıklı!!!

Çıkmadım odadan.Gülmelerim devam etti.Ne yapayım.Bir ara ses kesildi.İçim hop etti kendini atmış mıdır yaa diye.Sonra aklıma yalandan bayılması gelince canını ne kadar sevdiiğini düşündüm.İçeri gittiğimde sinirinden bir kova üzüm yiyordu.Abartmıyorum ha ''Kova!!!''

-O kocan olacak öküz sinirlerimi bozdu bak,bir kova üzüm yedim.Ben şeker hastasıyım.
-Ne oldu demeyeceğim bana ne ki.Ayrıca boğzaını tutmayıp üzümleri yedikten sonra ölürsende üzülmem anne .İnsanları suçlama yediklerin içtiklerin yüzünden.

Gene bir göz yaşısız ağlama senfonisi...Sözde boğazına takıla takıla o üzümler bitti anacığım.Sabah 11den akşam 8e kadar sikilen beyin benimdi.Hayatı boyunca yaşadığı tüm sıkıntıları bir günde anlatmaya karar veren kayınvalidemin çenesi rekaorlar kitabına girecek cinsten hızlı çalıştı.Tuvalete girdiğimde kapıda anlatmaya devam ediyor,su içmeye gittiğimde ardımdan geliyor.Düşün sahneyi.Ve ben o kadar yoruldum ki dinlemekten.Bir ara kendimi kaybedip ''Yeter anacım yeter öfff.Beynim iflas etti yahu.Kanser olursam sebebimsin,canıma mı kastın var ''diyerek saçlarımı dağıtıyordum.
Oysa  bunların hepsini içimden söyleyecektim. :(

Kocam geldi.Kayınvalidem ''yarın gideceğim oğlum''dedi.Kociş ''Benim yüzümden mi''dedi.Kadın ''karın beni dinlemeye bile tahammül edemiyor'' dedi.Benim dudak bir sarktı bunu duyduğumda.Mala bağladım lan.Kadın bildiğin beynimdeki suyu emmiş.Cevap veremedim.Yahu kayınvalidem utanmalı yemin ederim ,hayatımda ilk defa bir reaksiyon olarak bu tepkiyi verdim.Yaşım otuz!!!

Kocama dönerek tek kelime ''Gitsin''dedim.Gözlerim dolmuştu.Sesim titremişti.Haketmemiştim okuyucu!!!Tüm gün beynim 40 yılın abazasına verilmiş orospu gibi siktirdim.El kızıyım diye böyle muamele....

Sanırım evliliği azımsamışım.
Gitti ve bitti....

Öpüklerim.

27 Ekim 2014 Pazartesi

28 comments

Anne on kayınvalide out!

Selam beyin salatası yapıpta sakatat yemediğim için buzlukta dondurduğum cicikler
Özlemek ??

Bugün benim hayata yeniden geldiğim,evrene olumlamalar saldığım,incir ağacından ayva çıkardığım bir gün.Bugün benim doğum günüm dermişim.Yok lan şaka.Kaynanam gittiği gün yani doğum günümün yanında kıyafetteki kemer kadar küçük kaldığı gün.

Derin bir nefes alıp başlıyorum pisnillah.

Bizim kayınvalideyle görüşler, kutuplar tam zıt hacı.O kara çarşaflı ben kırmızı saçlı buradan başlar ayrım taa ki inanç sistemine kadar uzanır.Düşünsene deist bir geline sahip olduğunu ve kara çarşafla olduğunu.

Ben insanları kalplerine göre yorarım diyerek kaynanamı buyur ettim. Benim kociş hiç geçinemiyor annesiyle çünkü oda benim gibi ve anasına tam tezat ...
Neyse kandırdım kocişimi.O senin anan.O olmasa sen 1 saniye yaşayan basit bir sperm.Ayıp lo sövme anana diyerek kayın validemi çağardım.Çünkü ev temizlenecekti ve bir yardımcıya ihtiyacım vardı.Annemin kocası ve benden başka bir çocuğu daha olduğu için bir süreliğine izne ayırdım.Yazık 7 aydır bizdeydi,kadın.Anlayacağın aklımca kurnaz benim.Ba ba ba

Annesi geldi işte.Al bak torunun diyerek iş yapmaya kaçacaktım ki elindeki yarayı göstererek
-Bak şekerden ellerimde yaralar çıkıyor,tutamam ben çocuğu
-He anne o zaman ayağınla şu bebek şeysini sallayı ver madem de ((Lafımı götüme tıkarak))
-Ayy kızım benim ayağımda tırnak batması var,bastıkca acıyor.
((Değişen suratım ve yaınan kulaklarımla ))
-İyi tamam o zaman ben banyoyu cifleyeyim anne
-Yooook yemek getir,ben şeker hastasıyım.İğnelerim var 7 öğün yemem lazım!!!
-Neeeeeyyy((Feryat şeklinde bir şaşkınlık))
-Yok kızım ben sana külfet olmam bakarım kendime ben.
İçimden bir ohhhhh çektim.Neyseki bakar kendine.Bakarım derken kendi saçını kendi taradı mesela.Evde kızı tararmış.Ayak tırnaklarını eğilip kesemiyormuş mesela.Kızı kesiyormuş.Bakmak diyince ben kendi yemeğini kendi yapar sanmıştım.
Şaşırmayacaksın değil mi?Gene yanıldım.

-Sütlü kahvenden yap plaza kaşarı
-Oyy o salamı dür de getir
-Canım bi,r kısır istedi ki....

Ben İdil,ev temizliği,yemek,koca ve diğer boktan şeylerle mekik dokurken bana gülümseyerek beni siken kayın validemi tanıyordum.Ne kadar da salağım yaa,bir kocişe diyorum ki ''Anneyi yanımıza mı alsak ben çalışınca''

Yarrak alırım.
Ev kadını olurum daha iyi be.

Bu arada kredi kartı borcu baya bir patlayınca annesinin yanında borcumuzu söylemiş bulundum:
-Bok öderiz bu ay bu kredi kartını,ötelicez mecbur
-Ben düğününüzün fotoğraflarında bileziklerini gördüm
((Düğünümüze gelmediği gibi hiç bir akrabası da gelmedi annesinin!!!))
-Hıı evet o bilezikler bizim bu sene aldığımız yazlığa gitti,verdim babamlara.Zaten hepsini onlar takmıştı.
-Hııı
-Hıııı hı :)

Şimdi kayınvalidenin babadan kalma maaşı var tamam mı .1 milyar filandır herhalde bilmiyorum,Bu kızının yanında kalıyor ve sanırım maaşına göz diktiğimi düşündü borcu söyleyince.Mutfağa gidip geldiğimde bana anlattıkları:

-Ayyyy kocişinin ablasınında bir sürü borcu var,8 milyar kadar filan ev eşyası borcu.
-Hımmmm
-Bu üstümdekini başkasından aldım biliyor musun kızım üstüme bir şey alamadım 10 yıldır
-Hımmm ((Hımm bölümü benim!))
-Büyük torunumda 1 pantolonla büyüdü.Ay İdilin ne kadar çok kıyafeti varrrrrr

İşte bu nokta son oldu.Torunu 1 pantolonla büyümüş.

-Anne hiç bir çocuk bir pantolonla büyümez ya.Bence biraz abarttın.Marstan sosyal yardım aldığını söylemekle aynı şey bu.
-Ayy sen bana yalancı mı diyorsun.
İçimden evet dışımdan hayır dedim.İçimden yalanını sikim dışımdan mantığa aykırı da neyse dedim.

Yani kızı bildiğin bunu söğüşlüyor anlattıklarına göre.Neden Plaza dersen arabası var kızının ne bilim ben; hiç sevmem altın filan ama kolunda kolunun yarısını kaplicak şekilde altın bilezik görgüsüzlğüyle geziyor.

Ama maaşı olan annesine başkasının eskisini giydiriyor.Ve kayınvalidem tırnağını kestiği için onu övüyor asdef :)

Kayınvalidemin telefonu yok ve sıra bana ne zaman gelir bilmem dedi.Artık yuh dedim içimden,dışımdan hımmmmm.

Yok yok yok öfff o kadar sıkıldım ki bu laftan.Şöyle yokluk böyle yokluk derken annem aradı beynim sulandığı sırada.Benim özbe öz annem yani arayan kişi!
Konuşulanlar :

-Naber bebeğim
-Canım sıkkın anne yaa,gene ben cozutmuşum kredi kartında
-Hadi yaa,canını sıkmaya değer mi kuzum.Cozutma bir daha.Ama ver kredi kartının numarası
-Anne yaaa ((Utanarak söylüyorum bu kelimeleri çünkü hesapta evliyim ama annem hala götümü topluyor.Kadın benim ekstreleri düşünmek zorunda değil.Bak yazarken ağladım amk))
-Aile ne içindir bebeğim.Bir daha cozutma ama,elimin altında olmaya bilirdi.
-Annem saol yaa,atarım mesaj ben sana numarayı.
-Hadi başını ağrıtmayayım radyasyon yapıyor çocuğa da.Öptüm sevgilimi
-Ben de öpüklerim. pıt.

İşte konuşma bu kadar.

Annesinin yorumu :Siz neden annenlerin yanına taşın mıyorsunuz?
                               -Efendim!!!

O dakika karar verdim hiç bir şey yapmamaya.Ben bu dünyaya birilwrine kölelik yapmaya gelmedim.Hele de böyle muamele görüp enayi yerine koyulduğumu hissettikten sonra.
Heç....

Arayan kızının telefonunu açıp :
-Ay kızım senin dakikan biterse kalırsın ,dur oğlandan arayayım
dedi ya la!

Ya her şeyi geçtim.Be kadın torununu görmeye geliyorsun sen.Kalk bir çorba yap.Hiç olmadı,kendine yapıyorsun 5 öğün,1 öpün düşün di mi yaaa....
Allahım ancak kendi ve boğazı.Narsist kaynana hıh.Boğaz boğaz boğaz....Görmelisin yaa!

Evdeki üzümü yerken bana dönüp
-Ben kimsenin evinde üzüm yemedim.Çok severim.
dedi ,afiyet ettim.aynı İyi bir şey söyledi sanmıştım ben ya.Akşam oğluna
-Ben çok titizim,kimsenin evinde üzüm,prasa yemezdim .Burada yedim oğlum dedi.
-Çok sevindim dedi Plaza kaşarınız.Otursana be sümsük gelin.Ne atlıyon öyle kaynana lafına der gibi
-Kendim yıkadım ama
demesin mi.Tam da iyi bir şey söylediği yanılgısına düşecektim ki allah korudu yarappi.
-neden diğer vede yemedin o zaman.pis miydi?orada da kendin yıkardın...

2 gün öncede mutfakta benim kocişle tarhana çorbası yapıyor.((Yapamıyor,cıvık oldu ah katı oldu sesleri geliyor))Bağardım mutfağa doğru.1 bardak suya 1 kaşık tarhanaaaaaaaaaaaaaaaa
Mutfaktan benim taklit sesim geldi.Beynimden vurulmuşa döndüm yaaaa.
Kim olsa vurulur hani.
Önce kocama söyledim ''Anann taklidini beğendiysen bir tiyatroya yazılıp benim hayatımdan çıkabilirsiniz''.
''Aşkım ben refleks olarak güldüm ama anneme söyle bence bunu.O anam sen karımsın''
''Söylicem zaten başrole''

Annesine...

-Anne senin taklit yeteneğin var mı,mesela sürahi nineyi yapabiliyor musun
-Yoooook
-Aaaa dün mutfakta taklitimi yaptığını duydum da,bana hasmış sadece yeteneğin o zaman
-İftira atma kızım günahtır
-Anne ,bak benim inancımda kuluna değil Allaha konuşuyorsun.Çünkü biz onun yarattığı ve yansımalarıyız.Sen beni iftiracılıkla iftiraladın.Allah görsün boşver.Sen tesbih çek,namaza dur ok.
-Ay yaptım da kötü niyetli değil.

Bırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrak yaaa.Kaynanayla vıç vıç olmican yani bebişim.Yok bıç bıç dikiyorlar kekeni ;)
Öpüklerim.

Ha kayın validemin gidişini yarın yazarım,belim ağrıdı.Malum ev kadını tribal enfeksyonu.