5 Aralık 2014 Cuma

32 comments

Mim o mim! Ben hazırladım o yüzden adı Plaza soyadı Kaşarı mimi ;)

Selam ilizyon yapmak isterken kafasını bedeninden ayırmaktan korktuğum için  seyircilere rezil olduğum okuyucu

Eminim özledin cicim ;)

1)Türkiye içinde bir yarışmaya katılman zorunlu olsa hangi yarışmaya katılırdın?

Ben bilmem eşim bilire katılırdım ben.Ve benim herifin ne kadar beceriksiz olduğunu görüp katıla katıla eğlenirdim. İdda ettiği bir şeyler olduğunda yapamadığımdaki sinir krizlerini görüp tüm insanlara ''aha ben de böyle bir kadınım''der kendimle taşak geçerdim. Aasd fikri bile eğlendirdi.

2)Dünya kütüphanesindesin ve sadece bir tane okuma hakkın var.Sonra tüm kütüphane yanacak ve başka kitaplara ulaşman 5 yılı bulacak.Hangi kitabı kurtarırsın?

Siktir et i kurtarırım ben. Ruhuma ve dilime en iyi gelen kitap bu. Düşünsene
-Hangi kitabı kurtardın Plaza
-Amannnn siktiret
-!!!!!
-Valla bak

Şaka bir yana mükemmel bir kitaptır ve önerimdir!

3)Büyük ikramiye sana çıktı.Ne yaptın seeeeeeeeeeen!?

Ben direk koruma aile oldum ve 3 çocuk aldım.Bağış mağış yapmam hiç bir kuruma cimriyim ben cimri! En büyük yatırımın insana olduğunu düşünürüm.O çocukları da iyi bireyler olsun diye aldım zaten. Belki içlerinden biri Einstein ın 20 yy versiyonudur ve harcanacaktır imkansızlıklarla.Falan filan.Gelelim sana!

4)Sevgiline yaptığın en büyük jest nedir peki ya annene olan en büyük jest!?

Ayyy ne kekoyum ya ben.Bir sevgilimin doğum gününde sokağa mumlarla adını yazmıştım gece yarısı karda! Götüm donmuştu götüm.Annem mi ?! Şu anda trip atıyor sen nasıl unutursun Plaza doğum günümü.Nerede kaldı benim ince ruhlu kızım diye.... Anneme yaptığım en iyi doğum günü hediyesi ise babam ve oğluma götürmekti :( Ayy ne kötü bir evlat olduğumu bu satırlarda anladım yaaaa.Elin oğlu için götünü dondur ,seni doğurup emek verene bir sinema bileti kadar değer ver pöfffffffft.

5)Var say ki cennettesin.Cennettinde ne var.3 şey söyle olduğu kesin olan.

Benim cennetimde küçük periler,tavuz kuşları ve şelale var mesela :) Ne kadar da salağım de mi.Hiç 30 yaşındaki bir karının cennetine benziyor mu bu be ?

6)Sence en kötü hastalık ne?Ne olmaktan korkarsın!!!!

Malig melenom. Bir kanser türü ve çaresi yok.Vücuttaki bir ben ile kendini gösterebiliyor.Kaşındırarak,süründürerek,hafızanı alarak seni öldürüyor :(

7)Aşkın en temel hissettirdiğği ne??

Aşkın bendeki yan etkisi bol hayal kurdurması.Bokum gibi hayaller....Allahtan artık evliyimde hayal gücümü farklı yerlerde kullanıyorum :)

Evvet okuyucu.Okudukların benim kendimi buluş şeylerimden bir şeyler.Şimdi seni bulalım,azcık göt gerektiriyor ama...Olsun hadi bakam.

+CEREN DEREN
+Dördüncü Tekil Şahıs
+GRİ K.
+Nermin Güngör
+Nihal Baysal Koçer
+Kübra Z.
+Muptezel
+Uzun Lafın Kısası
+O da Var Buddha
+Pontinin Takıları
+cam misket
+Miss Tiffany
+Lady Witch


Şimdilik benden bu kadar.Daha da mimlerdim ama çevreler ortak olunca acıdım yazık belki sizlerde birilerini mimlersiniz hepsini yapmayayım dedim!Öpükleriiiiiiiiiiiiiiiiiim <3

1 Aralık 2014 Pazartesi

21 comments

Beni siken düşünceler...

Selam fındık ezmesi sanıpta tereyağı kıvamında kıllar soktuğum okuyucu
Özlesen de bendesin özlemesen de .....

Bendeki psikoloji şu sıralar azıcık göt.Aklımda geçmişimi yazacağım bir blog fikri fingirderken,hani yazarsam geçmişimdekileri hatırlar kendimi azıcık affederim diye diğer yanım bızzık bızzık ediyor ,arada kaldım.

Kocamla aramda geçenleri sana hiç yazmıyorum değil mi?Evet....Bok gibi...Birbirimize küsüp duruyoruz.Adamı çileden çıkartan bir karıyım ben ve ne yazık ki bundan artık utanmıyorum.O beni psikopat bulurken ben onun akıl hastanesine yatması taraftarıyım.Gel gör ki sonrasında akıl hastanesindeki hemşireleri siker korkusu ve doktorları fıttırtır endişesiyle bu fikri içime sokmaktayım.

Arada bir ayrılsam mı lan sikerim böyle evlilik mi olur diyip sonra lan erkeklerin topuna sokim hepsi aynı bokun püsküllüsü diyip girip koynuna sevişiyorum.Anlayacağın ben de pek sağlıklı ruh hali içermiyorum.Lütfen çocukların ulaşamayacağı yere koyun beynimi.

Ayrılma fikri depreştiğinde arkadaşlarımın kocalarını dinliyorum.Bunların hepsi ayrı manyak ayol ,en iyisi ben benim deliyle idare edeyim diyip kuyruk kıstırıp ,ağzımın salyaları döşüme şaşkınlıkla akarken kendi derdimi unutup,arkadaşımı kocasından ayırmaya çalışıyorum.Senden naber dediğinde derdimi anlatamıyorum.Çünkü benimkisi onlarınkinin yanında bildiğin maden.Yani onlarınkisi çikolata şeklinde altın benimkisi gerçek,o derece.

Yazık la bize...

Biz ki üniversiteyi okuyup dünyayı sikeceğimizi düşünen ideolejilerin sahibi.Biz ki felsefik akım mı yaratsak yoksa bedevi mi yaşasak yok anacım en iyisi bohem takılıp kamyonet arkalarında yaşamayı hayal eden gençlik....

Hepimiz evli ve kucaklarda en az bir bebe.Tahmin ettiğince hepimiz ayrı sikik ve ne yazık ki ayrı silik olarak toplum içine karışmışız.En büyük atraksiyon birbirimizle taşak geçmek düşünsene!
-eheyyytt sen üniversitede sinema topluluğu başkanıydın !Naper basqan!
-Bana diyene bak Plaza ,68 kilo olmuş,10 gezegeni götünde çıkarmışsın sen sus yahu.Nerede o üniversitenin en sağlam kızı.

ps:Sanırım ben artık eski kaşarım okuyucu,karar verdim.68 kilo kaşar mı olur amk
ps 2: Bir zamanlar üniversitenin en güzel kızı olduğumu şimdi öğrenmeseydim,üniversitenin anasını bellerdim lan!Gidip sümüklü oğlanlarla çıktım.
PS^3 =>Mim hazırlıyorum,en merak ettiklerimden!

28 Kasım 2014 Cuma

30 comments

En bayıldığım Mim buydu ve bir hayli zordu!

Selam şapkasının altına fare sokup şapka içindeki tavşana sevişme imkanı sunduğum okuyucu
Şapkanıza bir tavşanda atmadım çünkü ürediklerinde beyninizi sikeceklerdi,bana yer kalmayacaktı.Yazık bana,neyse..
Özlem ?!

+Miss Tiffany beni çok şeker sorulu bir mimle şey etmiş,teşkür cicoş!

Bu gece öleceğinizi bilseniz bazı insanlara bazı şeyleri söylememiş olmanın pişmanlığını hisseder miydiniz? Peki, neden söylemediniz?


Yoooooooook beeeeee.Yalnı arkadaşa küçük bir para borcum var ve o arkadaşı da kaybettim. Onu bulmadan ve borcunu ödemeden ölmekten korkuyorum ya.

Günün birine çocuğunuzun doğduğu hastanede bir yanlışlık yapıldığını ve çocukların karıştığını öğrenseniz, kendi çocuğunuzla sizin büyüttüğünüz çocuğu değişir miydiniz?

Kesinlikle benim için yazılmış bir soru bu.Ben doğum yaptıktan sonra doğurmanın sadece fizyolojik bir eylem olduğunu anladım.Annelik başka bir şey.Anne olabilmek!!!!
Onu gerektirir bunu gerektirir diye bir şeyler zırvalamayacağım elbet ama göt gerektirir bu kesin.Yani bedenimden çıkan benim sikimde olmaz emek verdiğim,sahip çıktığıma anneyim ben.Bu yüzdendir ki koruyucu annelikte yapmak istiyorum İdil biraz işimi kolaylaştırınca ;)


*Hayalinizi süsleyen bir yerde bir hafta tam pansiyon, harika bir tatil için uçan bir kelebeği yakalayıp ayaklarını ve kanatlarını koparır mıydınız?


Onun bir haftalık ömrünü ben bir haftalık tatil için nasıl feda edeyim ya?Ya o kelebek olarak doğsaydım!!

*Bir yemeğe davetlisiniz ve önünüze tanımadığınız bir yemek konuyor. Tuhaf haline ve pek iştah açıcı görünmemesine rağmen tadına bakar mıydınız?

Ayy bakmazdım valla..En son 23 Nisanda Koreli bir çocuk evimize geldiğinde şekerli bir şeyini yemiştim.Kerttenkeleymiş!!!O gün bugündür daha bir ehemmiyetliyim.

*Sevdiğiniz biri için yalancı şahitlik yapar mısınız? Örneğin bir yayaya çarptığında direksiyonda dalga geçmesine rağmen çok dikkatli kullandığını söyler miydiniz? (anne, baba, eş, sevgili)

Ben bu sorunun cevabını ciddi anlamda bulamadım.


*Yetişme tarzınızda değişiklik yapma imkanınız olsa neyi değiştirirdiniz?

Mesela bir Fransız lisesini kazanmak için çaba harcardım lise sınavlarında.Sadece kendim için olduğumu hissettirip hissettirmemelerini umursamaz bunu kendim başarırdım.Yaşımın ilerlemesine gerek yoktu. Yetişme tarzımda bir farklılık olması bazında yapabileceğim bir şey yok açıkçası kimsenin olabileceğini sanmıyorum.

*Eviniz ve içindeki eşyalarınız yanıyor. Ailenizi, kendinizi ve köpeğinizi kurtardıktan sonra bir kez daha içeri girme şansınız var. Ne kurtarırdınız?

Mmm zor bir soru.Başka bir şey kurtarmaya çabam olmazdı. Benim dünya malıyla pek bir işim olmaz.Canlı olan şeyleri toplarım ve onların kayıplarına hyıflanırım açıkcası.Canlı bir çiçeğim olsaydı onu alırdım belki ama oda yok :)



*Yarın sabah başka birinin kimliğinde uyanma ihtimaliniz olsa bunu değerlendirir miydiniz? Kimi seçerdiniz?

Ben İdilin annesi olması için yerime kimseyi bırakamam.Ben bu bedende ve bu ruhta duyduğum için çok şanslıyım.


Şimdi gelelim zorlanmasını istediğim öpüklediklerime!
+Muptezel  yapsa mesela
+Dördüncü Tekil Şahıs da katılsa
+Kübra Z. özledim ben
+O da Var Buddha  öyle uzaktan bakmasa ;)

27 Kasım 2014 Perşembe

17 comments

Aşk

Kimi zaman yolda yürürken önünden giden şahısın parfümünü çaktırmadan içine çekmenle başlayıverir içindeki kıpırtı,kimi zaman gelmeyen otobüsüne küfürler yağdırdığın o durakta parmak uçlarına kadar titrerken ısıtır içini .

Göz ucuyla şöyle kısaca bakarsın.Sonra göz uçlarını ardı ardına gönderir farkında olmadan gözlerini kenetler ve bunu hatırladığın anlarda kendine kızarak ellerinle oynamaya başlar devam edersin.Şanslıysan bir kaç kelime konuşacak kadar bir aralık bulursun.

Ağzında mı atıyor kalbin? Yoksa ciğerlerinden oksijen filan mı taşıyor.Ne oluyor sana be !Vücudundaki durmadan gülümseme isteğini yanaklarını kasarak,kendini kasarak gemlersin. Arada bir kesikce baktığın simadan utanır,kulaklarını kızartırsın.

Yanında biri varsa daha da gürleşir sesin,daha da daha da...Sesini onun kulaklarına sokma çaban daha bir enginleşir ve daha bir gerzekleşir. Dışarıdan ne kadar aptalca göründüğünü diğer insanların bakışlarından anladığında artık kafan temelli yerdedir.

Çünkü toplumun içinde aşk duygusu rezilliktir ve rezil olmama güdüsü aşkın her zaman bir adım önündedir.

Not:Hiç böyle yazdığımı biliyor musun okuyucu,öpüklendin.
Not 2:Bu yazım stilime alışma,sikerim!

20 Kasım 2014 Perşembe

12 comments

Eski Aşklar -pltonikler

Selam körleri anlamak için dillerini kesip yanlış organmış diye hayıflandığım okuyucu
Özlemediysen de eyvallah....

Bugün eski aşkların  haritalarını ve krokileri çıkardım belleğimden.Hatırlatan kişi kocamdı aslında.Bilseydi beni bu kadar güldürüp eğlendireceğini kıskanır mıydı ex sevgilileri bilmem ,dinle bak.

İlk okulda Cihana aşıktım misal.Kulaklarından tahtayı göremediğim için aşık olmuştum ona.Öyle büyük ve kepçe kulakları vardı ki sanki o incecik bedenine bir tutam tutkalla montelenmişti. Kapkara bir çocuktu,incecik dudakları vardı ve arad bir altına kaçırırdı.Ona üzülürken çocukca aşık oldum ve sıra arkadaşıma fısıldadım .

''Sanırım ben Cihana aşığım Nihal''
''Olmaz Plaza olamaz çünkü o sidikli Cihan''
Parmağımı kaldırıp öğretmene ''Nihan Cihana sisidkli diyyooooorrr''dediğimde kendimi hıçkırıklar arasında buldum.Çünkü Cihanı korumak isterken ağlatmıştım.İlk aşkımın ağlamasına dayanamaıp ölesiye ağlamıştım. Öğretmen Cihanı çok sevdiğimi anlayıp ikimizi en öne oturttu ertesi ders.

Ve sonraki günlerde Çihana aşkım sidik kokusundan iğrenmeme sebep oldu.İlk başlarda ''olsunnn''dediğim koku beni bastı bastı bastı ve gene bir ağlama nöbetiyle ''Nihan senden çok özürdilerim lütfen Aynuru yanından kov ve beni al.Ciğerlerim çıktııııııııııııııııı''dememe sebep oldu.İlk aşkımdan böyle ayrıldım.

Orta okula geçtiğimizde ise Ersine vuruldum.Ersin anne babası doktor olan ve önünde öğretmenlerin bile saygı duruşuyla eğildiği bir veletti.Ama öyle güzel yeşil gözleri vardı ki.Çarptı beni denyo. İlişkimiz bana sakız atıp saçlarımı kesmemle başladı.Sevdiğinde şıpsevdi sakızlarını attığını düşündüm.Gülümseyerek kötü bir veterinerin elinden çıkan köpek gibi kırpılmış saçlarımla o yüzden onur duydum.

Fen dersinde defterime E harfini karalarken sıra arkadaşım Esra gördü ve ''Sen lezbiyen misin''dedi.Anlamını bilmiyordum o zaman lezbiyenin ama bilmiyorum lafını da çok sevmiyordum.Çok bilmişlikle evet kesinlikle lezbiyenim dedirtti bu duygu bana. Esra parmağını kaldırıp öğretmene ''Bu Plaza bana aşık.Yanından gitmek istiyorum .Az önce itiraf etti o bir lezbiyen''dediğinde gözlerim büyüdü.Kötü bir şey olduğunu o zaman çark ettim.Öğretmen ''Öyle misin''dediğinde anlamını bilmiyorum gene demedim.Diyemedim çünkü ben Ersine aşıktım ve o çok bilmiş bir veletti.Bilmiyorum kelimesiyle bana aşık olma ihtimlleri ortadan kalkabilirdi ve ben bu yüzden öğretmene ''olabilirim''dedim.
En ön sıraya mıhladı beni öğretmen ''Gözümün önünden ayrılma bakim sen ''diyerek. Anneme lezbiyenin anlamını sordum eve geldimde.Kadının kadına olan aşkı dediğinde başladım ağlamaya.Ne oldu dediğinde anlatamadım olayı.Nereden başlayacaktım,ne anlatacaktım ki...
Ertesi gün okula gittiğimde ön sıraya değil kendi sırama oturdum.Esra ögötü tavan yapmış halde gelerek beni kovmaya çalıştığında ''Sen aynaya hiç bakmıyor musun be.Lezbiyen olsam bile sana aşık olabilir miyim bu kıllarla.Kaşlarından gözün görünmüyor be ''diye bağırdım. Öğretmen geldiğinde benim lezbiyenlik mevzusu gene açıldı.Öğretmen bunları tartışmak için çok küçük olduğumuzu ve velilerimizin bölesi şeyleri yanımızda konuşmaması gerektiği hakkında nutuk atıp derse devam etti.Ersine aşık olma arifeme böyle nokta koymuş oldum.

Bümbüyük ümitlerle gittiğim lise de Tunç diye bir çocuğu gördüm.Tunç rengiydi kıpkızıl.Çilleri vardı ve gene yemyeşil gözler.İşte dedim Plaza lise aşkın.Gidip platform ayakkabı aldım ona güzel görünmek için.Ayakkabılar 20 cmlik bildiğin orospu ayakkabısı.Üstünde durmak zor zanaattı.Annem kızım bu ayakkabılarla bacaklarını kırarsın,pavyona mı gidiyorsun okula mı dedi umursamadım.Hocalar kenara çekip hiç yakımamış dediğinde inadına giyip giyip Tunca göründüm çünkü o ayakkabılarla bana gülümsüyordu.Şimdi anlıyorum neden gülümsediğini.Çok komik görünüyordum çünkü. 40 kilo 17o cm boylu liseli kızlar platform ayakkabıdan uzak durmalıymış.Her topuklu ayakkabı seksi durmuyormuş O dönem kim soktuysa benim küçük beynime ''topuklu ayakkabı seksidir''diye.Yeryüzüne salınan sayılı zebanilerden biri o,her kimse.Neyse....

Lise 2 de en yakın arkadaşıma sevgili ayarladım.Pek bir sevgili deisiydi ve sıra arkadaşım alperi kendimden uzak tutmak için ona yamadım. Alper benden 5-6 cm kısaydı ve o dönemde herkes sevgili olmak için can atardı. İkisi de pek memnun oldular bu ayarlama durumundan.Taa ki ben alpere aşık olana kadar....
Ateşle barut yan yana durmaz hacı,bunu ben lise sıralarında öğrendim ve en yakın arkadaşımın sevgilisini elinden alan kancık oldum.Ayrılmışlardı gerçi,ben alperi sözde şevkatli kucağıma aldım.Hahahaaaaaaaaaaaaa!!sonra da o beni kucakladı .
Alperin annesi değişikti.Böyle orospu gibi bir şeydi.Yani bak bunu ciddi söylüyorum ha!Hayatımda gördüğüm ilk canlı orospu o idi ve alper bana çok fazla enteresan geldi o çağda.Bildiğin orospu çocuğuydu be kime enteresan gelmez ki?

Gel gör ki onun psikolojisini hesap edemedim.Salaktım işte,kabul.Sonra üniversite geldi ve uzun bir ilişkiden sonra sayısız kahveyle seçtiğim bir adam.
Geldik bugünlere

Öpüklerim ;)

19 Kasım 2014 Çarşamba

2 comments

Beynim uyuşturucu almış denek bir fare gibi sersemlemiş...

Selam buharı kaçmasın diye elimle kapattığım halde zamanınsoğukluğuna yenik düşmüş sıcak içecek tadındaki okuyucum ;

Özlemişsindir be!

Hayatım bir külah dondurma benim.Üstüme renk renk tatları yüklemeden önce hep bir külah evresi yaşadım bu yaşa kadar.Yani böyle sessiz sükun bir dönem sonrasında renkleri ve değişik tatları toplama  evrem.
 Sikerim sessizliklerimi lan !Her birine yetemeye bilirim sizlerde buyurun efendim.Neyse...Bu kadar açık gönüllükten sonra gelelim benim boktan,sıkıcı,itici,sümsük yaşantıma.

Bu aralar bekar kafasında evli,evli bedeninde bekar ruhum arasında kelebek etkisi gidiş gelişlerimi oynuyorum.İyi mi ettim lan evlenmekle! Adam tercihim mi yanlıştı yoksa tercihim de mi yanıldım yoksa içimde gizli bir orospu var beni yoldan mı çıkarıyor.Bilemedim !

Bir kere ben ev kadını ruhuna ve yapısına uygun bir kadın değilim okuyucu.Amına koyim ki fazla entellektül kalıyorum şu dört duvarın arasında. Bizim herif ise bence fazla ben''cil''! Adam dönüpte lan bu karıya ne oluyor sankim ruhunu eşşeklere siktiriyor demiyor. İşe gidiyor geliyor,arada bir kavga ediyor sonra bir daha kavga etmeyeceği için söz veriyor. Sonra kavga etmeden küfrediyor.Sonra bir daha küfür de etmeyeceğini söyleyip söz veriyor.Sonra beddua ediyor kendisine.Sonra her şey basit bir plak gibi  başa dönüyor ve ben o sırada Allaha dua ediyorum ''lütfen Allahım yanlarına sidik bulaşmış yuvarlak  şekil bir klozet kapağı olsun ,lütfen bir gramofon olmasın''.Bu Plak tekrar çalmasın.Allah bana cevap veriyor ....

Biiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiip!

Böyle işte.Ayaklarımın üstünde durma çabalarımı görmek yerine herifim körüklü tren kıvamında bana giriyor.Ayyy o kadar streslendim ki okuyucum normalde sana herifimle olan gereksiz kavgalarımı yazmam ama bunu bile yazdım.Neyse işte....Bir yolunu bulup annemle aramdaki şu  köprüyü kaldırmam lazım.Yani İstanbul boğazını!düşünsene !!!!O boğaz var ya o boğaz....Kim sana girsin dediyse zamanında Allah onu görsün asıl ,ciddiye alıp bana yerleştirmiş duayı kabul edip yahu aaaaaaaaa.

Neyse ya ,sikerim.Yazmıyom.Zaten canım sigara istiyor.Öpüklerim

14 Kasım 2014 Cuma

18 comments

Kendine gel

Selam gecesmi gündüzüyle değiştirmeyi teklif edipte red yediğim okuyucu
Bekarlığı özlüyorum

Küvetin içini suyla doldurup,mumlarımı yakıp,müziğimi açıp,tütsümü tüttürüp düşündüğüm zamanları özlüyorum. Aynanın karşısına geçip,kendime günaydın demeyi ve istisnasız her gün yüzümü yıkadıktan sonra göz kırptığım o sorumsuz günleri.Hayallerin bedava olduğu günleri özlüyorum.İçki şişelerinde kaybolup ,dans pistinde öylece zıpladığım günleri....

Dakikalarca ayna karşısında makyaj yapmak...
Hayattaki tek sıkıntımın fönümün altından dönen saçımın olması...
Ayakkabıma bulaşan çamura küfrü basmak...

Hayat zamansız okuyucu.Belki de bu satırları tamamlayıp yayınlaya tıklamadan kalbim duruverir,kimbilir.Nerede lan o carpe diem felsefem.Geri verin onu!O bana lazımdı amaaa!!!

İdil 8 aylık oldu.Ne de çabuk geçiyor zaman.Hiç bir şey yapmazsan boku yiyeceksin diyemeden ölüvereceksin be okuyucu,ne yazı değil mi?
Aslında üzülmemeliyim.Bir memurun ölüden farkı yok gözümde misal.Ya da nasıl yaşadığını düşünmeden geçen bir ömrün bir yosundan farkı...
Önümüze hep bir amaç iteklediler değil mi?Senin öyle mi bilmem ama benim malesef öyle. Hadi kızım lise,hadi kızım yürrrrrrüüü üniversite,eyvah evde mi kalacaksın hayda bre kocaya,amanın millete kısır mı dedirteceksin!?Yap çocukta aradan çıksın ,büyür gider((Gerçi İdili ben istedim ama söylemler işte))İşte okuyucu buradayım.

Tam da bu noktada. Birileri sözde bana yol gösterdi ve benim geldiğim nokta.Kaç kişi benden farklı ki bu dünyada?

Mesela kaç kişi sizi ilk kucaklayan doktor amcayla tanıştı?Ya da kaçınız işinize yaramasa da seviyorsunuz diye portekizce öğrendi ...

Boş ver okuyucu...Benim lafım kendime.Bunca zaman kendimi aramayı zahmet edemeyen kendime.Yani kendi kendime...

Sana lafım ne biliyor musun?

Anneler yalan söyler.Toplum kaygıları berbat bir şeydir.
Önce kendin varsın okuyucu....
Gel sana sen olduğun için sarılayım samimice.
Ama en dürüst halini ver bana,en yalın en duru halin olsun bu.
Egonu patlat nefsini körelt.