4 Temmuz 2014 Cuma

10 comments

Sülalem Bozuk,kabul

Aslında bugünüm bok gibi,aslında ruhum acı çekiyor ama hüzünlü yazılar yayınlayıp moralinin içine sıçmayacağım işte. Ne doğru düzgün gidiyor ki soktuğum yaşamında bari yanlış gidenlerle taşşak geçip gülelim siktir eeeet.

Benim 7 sülalem almanyada sayın okuyucu. O nasıl oluyor deme.Bir zamanlar işçi alımı varmış ve babam dışında tüm sülale Alamanyaların marabası olmaya koşturmuş.Almanya görgülü,bilgili ya en azından şengen ülkesi filan dersin ya.Tövbeler olsun benim sülalem öyle değil. 

Vücudu dövmeden görünmeyen kuzenim Maya benden ''şampiyon''istediğinde utandırmamak için anneme sordum.
PS:Annem bu ailede 30 yıl kaldığı için yanlış konuşmaların tercümanı halinde ben ve kardeşim için
Annem :Kızım şampuan istiyor o dedi
Koşup Mayaya üstüne basa basa söylediğim şampuanlarımız burada,hangi şampuanı kullanırsın,bak bu benim şampuanım filan gibi bol şampuanlı cümleler kurdum.Ailenin en zekilerinden olan Maya bunun adı şampu ney dedi.Şam-pu-an .
-He anladım PK Şam-pu-am
-Am değil an an.
İçeri gülerek gidip diğer kuzenlerle film izlemeye devam ederken halam gelip 
-PK makarlamaranın suyu taştı dedi. 
Ben bir suyun taştığını anladım ama ne suyu olduğunu sormak için anneme koşmadan mayanın yanına koştum.
-Maya Maya suyun mu taştı kuzumm?
-Yoooo PK Fışırtiye(Fıskıye) ile yıkanıyor ben,neremden taşar ki
Anneme Mayanın kapı önünden bağırdım.
-Anneeee makarlamaranın suyu taş
-PK!Git ocağı kapa kızım

Koşup ocağı kapadığımda çubuk makarnanın suyu kalmamıştı,dibi de tencereye yapışıktı.
Sülalemin durumuna bakıp çok üzüldüm ve onları eğitmeye karar verdim.
Maya,Duru,Duygu,Hera,Elena,Slwia gelin benim odaya
Nayyyyynnn!
Neden !!! Şwipsimisi içip,kolkutalayı yemeden olmaz(kola ve çikolata demek bu)
Yemezseniz ölmezsiniz ,zaten her biriniz 100er kilosunuz.Ev başımıza yıkılacak allah muhafaza.Tonları kaldırıyor resmen bu daire tonları
Elena ağlayarak halama :Plaka bize balıh dedi.Şişgo dedi odasına gidmedig diyeeeee.Döfem miii
Halam:Gız gızım büyüğe el kalkar mı hiç -ŞAk(Elenanın yüzü 5 parmak izle dönünce anlaşılıyor ki küçüğe kalkar)

Kızlar size türkçe öğretmeliyim ben ,ya bir türk çocuk size aşık olursa
!!!Sessizlik ve hepsi odamda
Ulan götümü yırttımda gelen yok giden yoktu.Testeronun kokusunu alan odaya doluştu.Tövbeler tövbesi

Neyse ben bunlara yanlış bilinen şeylerin doğrularını heceleyerek öğrettim.
3-4 gün boyunca her şeyi tekrarlattım filan. 5.gün diğer halamlar ve çocukları geldi.
Halam: Marcımaklını özledim gelin(Mercimek hala o mer-ci-mek)
Rüzgar(halamın 30 yaşındaki eşşek yarması oğlu): Anna bana şwipsi goysana
Ben:Rüzgar o kola
Halam:Koca sülele yannış bilio da bi sen mi dorusunu biliyon da öretion PK.De get gızım ,bizimle maytap mı geççiyon .


Evet sayın okuyucu.
Hepsi almancı ve hiç biri okuma yazma bilmiyor.
Kuzenlerim benim değil ayı yoginin kuzenliğine daha yakın
Her şeyi geçtim de Halam hala Rüzgara ekmek arası yapıyo lan.

Bu da öylemesine bir yazı.Moralim düzelsin diye hatırladım bizim düdük alamancıları.Öpüklerim okuduğun gözlerini <3

2 Temmuz 2014 Çarşamba

28 comments

Otur oturduğun yerde!

Aslında amacımız ev aramaktı.Bu yüzden gittik mecidiyeköye dün Şengülle. 2000 tlden başlarmış kiralıklar. Ne lan o saray mı deme.İstenilen ev özellikleri 2+1,orta kat,güneş gören bir daire.
Bizim imkanlarımız belli,en fazla 800 yani taşı patlatsak 900 verebiliriz kira için.Ben çalışmıyorum,bebeğim var sonuçta.Kocamın maaşı 3000. Çok özel yazdım biliyorum ama bir fikrin olsun istedim bütçem hakkında.

Fiyatları duyduğumda taşşak mı geçiyorlar diye gülümseyerek emlakcı emlakcı gezmeye başladık.Oradan girip oraya çıkıyoruz.Orada yüzümüz eşiyip burada acıtıyoruz ama hiç ümidimizi kaybetmeyip devam ettik.
 -Pardon da neden böyle pahalı kiralıklar
Yayvan yüzlü emlakcı : Abla dönüşüm projesi var ya.Millet evini verip verip kiraya çıkmak zorunda kaldı. Ev sahipleri de bundan istifade edip kiraları fırlattı. İnan olsun,10 yıllık kiracısını çıkarıp evini yeniden kiraya veren ev sahibi gördüm bu ay.
-Eee dönüşüm projesi bitince ne olacak abim
-Abla 2-3 yıl ev sahipleri bundan nemalanır.Sonra ev fiyatları düşmeye başlar zaten.
Dudakları büzüp buralardan ev tutamayacağımı anladık.Kuyruğu kıstırıp ifil ifil döndük Bp ye

Saate baktım 19.00 .Kocam oruç ve yemek yapmam gerek.Şengül kıyamadı ,geldi benimle yardım etmeye. Neyse yemek yapıp sohbet ettik,bizde kaldı arkadaş beyin fırtınası yaparız hesabı.

Gece boyunca ne yaparız diye beyin patlatıp şuna karar verdik .Bayrampaşa'
nın biraz daha iyi bir mahallesine çıkalım. Çocuk azıcık büyüyüp bende işe girdikten sonra Mecidiyeköye çıkarız hem o zamana kadar dönüşüm projesi filanda biter.

Sabahın köründe düştük yollara.Bayrampaşa da düzgün mahalle arıyoruz. Bizi deli sikmiş.Cebindeki son parayla hazine bulma makinası alan amcanın foseptik kuyularında ötme ruh halinden başka bir şey değil durumumuz.

Şengül: -Bence buranın iklimi ,bitki örtüsü filandan değil halkı ile ayırmışlar ilçeye Plaza,siktir et kuzum .Başlayalım emlakcılara girmeye
Ben:Bence de girelim Şengül.Gelen geçen gözünü dikip dikip bakıyor zaten,sıcaktan bunalıp birine paparalanmadan fikrimizi edinelim de  atalım kendimizi eve.

Gözümüzün önüne gelen ilk emlakcıya dalış yaptık.Adam oooo diye karşıladı biz.Kaşlarımı çatıp bir Şengüle bir adama bakıyorum.Tanışlar mı bunlar diye.
Ayağa kalkan adamın kalkan organının  sadece ayakları olmadığını gördüm o dakika.Görülmeyecek gibi değil ki beyaz keten pantolon giymiş.
Şengüle dönüp ''sen tanıyor musun amcayı''dedim. Şengül yooo dediğinde adama dönüp ''amca fazla samimi davrandınız.İyi günler''dedim.Adam ne olduğunu anlamadan çıktık dükkandan.Sokaktaki köşeyi döner dönmez ağlayana kadar güldük. Ne oldu bilmiyorum ben ağlamaya başladım.Sanırım sinirlerim boşaldı bu illet yerde.

Şengül sarılıp ''hallederiz merak etme''dedi ama sarılmaz olaydı.Bizim ufaklık uyandı o sırada.Ağlıyor,çıldırıyor hemde nasıl...Meme çocuğu sonuçta ,o meme ağzına girmeden susmak yok. Allahım tepemizde sıcak bir yandan ,bebeğimin cızırtılı sesi bir yandan,evden kilometrelerce uzaklığımız bir yandan,çaresizlik hissi bir yandan. Ne yapsam diye öylece sağa sola bakınırken Şengül çantasından bir şal çıkardı ve üstüme attı.Sokak ortasında çocuk emziren afrika kılıklı türk kadın benim.
Merhaba.

Yoldan geçenler arkalarına baka baka beni izlediler.Umurumda değil,ne yapayım.Kariyer planı olarak çocuk yapar yol üstünde emziririm demedim sonuçta,şartlar itti beni bu duruma.
Ne bakıyorsunuz?
Doyan bebim uykuya daldı hemen.Acil acil emlakcılara girmeye başladık,bir kere daha bebeğin ağlamasından korkup.

-Kiralık ev var mı
-Yok abla
-Teşekkürler

-Kiralık ev var mı
-Var,ne kadarlık
-Maksimum 900e kadar
-aa yok abla o fiyata.
-A dur bir tane var ama yarı bodrum 850 ye
-Taşşşşşşekkür ederim abi ,almiyım ben

ortalama 25-30 emlakcı gezildikten sonra

-Abi kiralık ev
-Kızım çok yorgun görünüyorsunuz ,niyetli misiniz
-Yok abi
-Gelin bir soluklanın,ne kadarlık arıyorsunuz
-En fazla 900
-Aaa kızım o fiyata buralarda ev bulamazsınız ki
-abi bura Bp ,Nişantaşı mı Kadıköy mü ya .Neyin kafası bu ya
-Haklısın kızım,coştu piyasa
-Sebep ne,burası damı geri dönüşüm projesi şeysi yüzünden
-Yok geri dönmeyecek şekilde evladım.Gelen suriyeliler,ıraklılar tüm ucuz evleri tuttu. Paraları yetmeyenlerse 3-4 aile tutup üst üste yaşıyor
Bismillah (Şengülün inanç patlama sesi)


Boyunlarımızı büküp yavaş adımlarla eve giderken şengül kolundaki kırmızı bilekliği çıkarıp koluma taktı
-Bu ne için
-Mercan tatlım o,sinirini stresini alır
-Ne şimdi ,taşşak mı geçiyorsun Şengül
-Yok hayatım,elimden geleni yapıyorum arkadaşıma işte.








1 Temmuz 2014 Salı

18 comments

Bu yolda yürünmez.Burası Bp Paris değil.

Günlerden bugün.Alışveriş yapmak gibi masum bir sebeple çıktım Bayrampaşa yollarına.Üstümde askılı mini bir elbise,ev kıyafetim aslında.Evde böyleyim,normalde daha bir seksiyim ya neyse.
Bebek emzirdiğim için benim cicikler azıcık büyümüş. Bir Nadide sultan değilim ,nadideyimdir ama sultan değilim.

Cicikler fazla mı zıplıyor lan diye göğüs çatalıma baktığım arada yan tarafımdan bir tükürük sesi işittim.Göz bebeklerim yavaşlatılmış lapayla tükürüğe endekslenmiş şekilde onunla birlikte yere yapıştı resmen.Kafamı kaldırıp salyanın sahibine baktığıomda kafasında dantelden örme fes gibi şey olan ,beyaz sakallı siyah kaşlı,elinde baston-u şerifi olan bir amca.

-Amca insan geçiyor,neden tükürüyorsun yahu
-Ben insan olmayana tükürüyorum
-Amca kendimden bahsediyorum
-Sen insan olsan ramazanda bu kılıkta milletin niyetini bozmazsın
-Milletin niyet koruyucusu sen misin amcacım,sen mi bozdun niyeti tövbe.Bir ayağın mezar mihenginde
-Görünme gözüme bak,niyetimi açtırdın.Fenalıklar yaptırma bana
-Amca allahını seversen bir fenalık yap bana.Yok yani yapamayacağına olmayan milyon dolarlarımla bahse girerim.
Sopay-ı şerif havalanır ve bağıra bağıra
-Vallahi kırarım kafanı deyyuz,yıkıl karşımdan orospu!
-Allah kabul etsin oruçlu ağzının niyetini.Ben senin elindeki sopayı alıp götüne somayı da bilirdim ya,sen şükret yaşına edepsiz herif
Arkamdan orospu diye bağırmalarına kulak tıkayıp ciciklerim ağzıma değecek kadar zıplayarak markete giriyorum. Bir an önce alışverişimi yapıp kendimi eve atmanın derdindeyim. yolda 3 kadın 7-8 çocuklu bir çingene tayfası görüyorum.Sırayla çöpleri kurcalıyor,çocuklar sümüklü,kirli paslı oyun oynaya oynaya bana geliyorlar.

En küçük olan çocuk masum masum poşetime bakıyor.Hiç dayanamam çocuklara ,netice de bende bir anneyim. İçinden çikolata çıkarıp veriyorum.Bu eylemimi gören arkada kalan çocuk sürüsü üstüme doğru koşmaya başlıyor. Allahım kaçsam mı diye etrafa bakıyorum,cidden kaçacağım çünkü o kadar çikolatam da yok hem içimden de gelmedi ne vermek ne var yani.

Kaçamayacağıma karar verince koşan çocuklara gülümseyerek ''maalesef çocuklar çikolatam yok ki ''diye sevimli sevimli gülümsüyorum.En büyüğü en başta koşuyor ve poşetin tekini tutup beni arkaya deviriyor.Küt diye göt üstü oturup ne olduğunu anlamaya çalışıyorum.O çocukların poşetleri bir saçması vardı arkadaş.Elimden aldıkları gibi hurraaa.

Sizi annenize söyleyeceğim diye ağlayarak çingen annelerine bağırıyorum.''Çocuklarınızı alır mısnız''
Memesi diz kapaklarına değen teyze konuşuyor: ''Ne var çiggolata vereydin''
-Teyze yoktu
Saçlarını arkadan toplamış,papatya ağartmalı yelloz (çocuk değil,17 yaşında nereden baksan) yüzüme çemkiriyor.
-Yalancii icinden 2 tane daha çikmadi mi

50 liralık alışveriş ettim.Şu anda elimde gözyaşlarım var...Sebebi mi? Burası Bayrampaşa !

30 Haziran 2014 Pazartesi

14 comments

Vheyy herkes oturaklı oldu da ne oldu

Oturaklı ol ne demek? Biri bana açıklasın! Tam olarak ne isteniyor,ne bekleniyor ve daha da önemlisi kocam dışında herkes bana oturaklı olmamı neden tavsiye ediyor?

Ergen yaşlarındaydım.Babam ellerini beline dayadı 
-Oturaklı ol,sen kız çocuğusun dedi.(Çocuk kelimesi ve oturaklılık kelimesini aynı cümlede kullanan babamın ellerinden öpükler ,acil şifalar dilerim)

Yaş azıcık ilerledi annem aldı tarağı eline.Hunharca beynimi tararken her hücresine 
-Oturaklı ol 
diye fısıldadı.
*Bu kadar kitap okunur mu,mal mısın?Azıcık oturaklı ol,git yer sil,çamaşır as.
*Yoldaki seksekten zıplayan benim kızım olamaz,arkamdan yürü.Beni tanımıyormuş gibi yap.Oturaklı olamadın geri zekalı yavrum benim.
*Seni gören kız sancak,şu odanın haline bak.İt bağlasan durmaz .Sorumluluk al azıcık oturaklı ol.
*Az konuş biraz,gelen komşu kadınlar utandı ,seni dinlediler.oturaklı ol
*Luna parkta neymiş,çocuk muusn.Otur oturduğun yerde.
-Ay o gondolda bir bağırışı vardı Mehmet(babam) .Allah seni inandırsın götü çıktı götü. Bu kıza demiyor muyum ben oturaklı ol diye (bir de dese ne olur )
*Ne güldürüyorsun sülaleyi kendine,espri yapma demedim mi sana?Oturaklı ol demiyor muyum 40 defa 
*Utanmıyor musun komşu çocuklarıyla saklambaç oynamaya mahalle ortasında.Koşarken memelerin ağzına değiyor,izansız mısın kızım, sen oturaklı ol,evlenecek yaştasın.
*Koca kız oldun gittin Batuhanın bisikletini alıp mahalle mahalle gezdin değil mi.O koca götünle pedal çevirmektende utanmadın. Kızım ailemizi utandırma,birazcık oturaklı ol oturaklııı
Ay kim beğenip tenezzül edip alacak bu kızı bilmem.Bir salak bulup everseydik! 

Evlendim!

*Ben o kadar düğüne gittim senin gibi gelin görmedim.Utanmadın değil mi o masaya çıkıp koca gelinlikle oryantal yapmaya (utanmadım asdf)
*Senin kocanda manyak,tuttu çevirdi seni salonun ortasında.Götünü salondakiler ondan önce gördü.
Biiip yanlış! 

*Gelinlikle eğilip eğilip davulcunun üstünden atılan paraları bir toplaması vardı Neriman(almayadaki halam olur N) Sandım ki açıcak gelin kesesinin içine atacak.Ay davulcuya terbiyesizlik olmasın diye topladıklarını eline vermeye çalışıyor.Millet para saçıyor bizimki koca gelinlikle topluyor.Bir edepli kendisi ya,para atanlar terbiyesizmiş.
(He gülo he bir siz her boku biliyorsunuz he!)

Ben bu yazıyı neden yazdım a dost?

Diyarbakırda askerlik yapan kardeşimle telefon görüşmemiz
-Abla bana o fışkıran zekanla bir yol göster,askerden döndüğümde dünya turuna çıkacak parayı kazanmış olayım çok sıkıldım.
-Nasıl bir iş olsun ablam
-Böyle erkeklere yönelik olsun,basit olsun ve maliyetiz az olsun
-Buldummm .Sana buradan şöyle iyi bir şişme kadın alırım onu pazarlarsın askerlere olur mu.Hem sende abazalıktan kırılıyorsundur.Poşeti sen aç bebeimm.Bak bu kıyağımı da unutma,döndüğünde köşe olcan köşe
-Abla
-Efendim
Kahkahalar
-Ah be ablacım biraz oturaklı olsan!

Yetherrr kardeşim bile diyo ,o benden küçük diyemez yether!





29 Haziran 2014 Pazar

10 comments

Erkek elden gider mi?

Annemin siyah,beyaz ve ten rengi 3 adet südyeni ve 4-5 tanede pazardan alma külodu var.
Parfümü sadece özel misafirliklerinde kullanır.
Oje ya da makyaj yalnızca düğünler için vardır onun için.
Sunumu güzel yemekleri güne gelen kadınlar yemişlerdir, bize nasip olmadı.
Dünyanın hiç bir ülkesini görmedi babamla elele. Sebebi bizim için para biriktirmek,okutmak filandı.
Ayak tırnağı tam 7 senedir mantarlı çünkü önemli görmüyordu,kim görece ki?
Kıllarını ayda bir kere alır yada almaz.
Kremi yalnızca yüzüne sürer.
Babamla karşılılık şarap içmez,su içer,ne gerek vardır ki
Ucu kaçmış tül çorabını bir ay daha kullanır.İsrafa karşılıktır bunun adı ve ben buna karşı geldiğimde gözlerini büyütüp ''kim görecek ki''savunmasına girişir.

İlk renkli çamaşırımı aldığımda yaşım 17 idi.Pazardan alıp gelmiştim ve annem orospu olup olmayacağımı anlamaya çalışır gözlerle bakıp ,telefonumdaki kızlarda dahil tüm numaraları çevirip erkek sesi aramıştı. Renkli çamaşır için bir sebep aramıştı.

Yemek yapmayı da sunmayı da manyak şekilde sevdim hep. İçimde bir geyşa vardı ama annemin mutfağı okiato(geyşaların okulu;) değildi. Makarna bile yapsam 50 defa mutfağa gelip söylenmesi hem kendime güvenimi aldı hem de yapma isteğimi kaçırdı. Benim kullandığım  kadar malzemeyi kullanarak 3 çeşit yemek yapıyormuş da,makarna neymişte bla bla.Babamda yapılan yemeğe eline sağlık bile demeyen bir adam olduğundan baba evimde yumurta bile kırmadım. Annemin yaptığı bulamaçları babamın nasıl yediğini gördükçe anneme hak verdim. Gerek yoktu özenmeye,bu adamın karnı doysun yeter.

Kıllarıma iki buçuk milyar verip lazer yaptırdım. Babam Darvin teorisinin ortalarında kalan bir tür.Yani yarı maymun yarı insan ve ben ne yazık ki onun kopyası. Ha bir de kılların sıklığı yetmiyormuş gibi jiletle kazıya kazıya kıl köklerimi 90 yıllık çınarın köküne çevirmeyi becerdim.

Halt ettim arkadaş.Kök benim değil mi? Kalınlaştırdığım gibi kökünü de kuruttum işte daha ne?Neyse işte

İnsanlardan ve en fazlada annemden duydum erkekleri elde tutma yollarını.Erkeklere hep kaçacak gözüyle bakma nedenim de buydu sanırım. Önüme gelen yol yöntem gösteriyor ama bunları konuşanlar hep aynı tip.Yani annem versiyonları...Yani türk kadının genel profili.

Ben hiç bir erkeği elde etmekte de zorlanmadım,kimseyi elden kaçırmaktan da korkmadım.Korkmaya gerek yok ki aklını kullanman yeterli.

-Seksi iç çamaşırı giymelisin,çünkü tüm kadınlarda aynı organ var.Farkını çamaşırla yaratacaksın bir yerde...
-Güzel korkmalısın ki dışarıda it gibi kokan hanzo dayılardan farkın olsun.Adam senin yanında huzurlu hissetsin kendini. Ekşimiğe sarılıyor gibi değil.((Sakın ben parfüm sürmesem de komam deme!Diyenlerin hepsi turşu oldu))
-Kıllarını alacaksın yahu,kadınsın sen k-a-d-ı-n! Adam elini bacağına attığında ,dayısının bacağındaymışcasına hissetmemeli.Hissederse bu senin ayıbın.
-O beni her halimle seviyor fiyaskosunu geç güzelim.O senin en iyi hallerin için senle,unutma.
-Sararmış sudyenle sevişmeye devam eden kadınlar,kadınlarımız.Cicikleriniz süpermiş gibi bir de sudyenleriniz kalitesiz ya,paçalardan sarkıklık akıyor...

Aslında bu yazının bir de testesteron kokulu olanı var ama onu ramazan ramazan yazmayayım.Az mide bulandırmadım .Sevgiler ,saygılar,öpüklemeler...

28 Haziran 2014 Cumartesi

10 comments

Dövmeden öğretmek farzdır !

Yaşın 12 ya da 13.Gene böyle bir razaman ayı ama kışa denk gelmiş ve benim çocukluğuma.Orta okuldaki din öğretmeni sıradan herkese duaları söylettiriyor.Ben gene kitap okumaktan dua mua öğrenmedim.Zaten annem türkçesini bilmeden arapça zırvalıklarla beynini doldurma demişti bana. Babamsa islamiyetin şartlarını ezberlerken karşısında gülümseyerek ''önce insan olmayı öğrenmelisin''demişti.

Babam bana çok gülümsemedi.Hayatta sayılı gülümsemelerinden biri buydu ve söylediği kelimelerde bunlardı.
Önce insan olmayı öğrenmek...
Hayvan mıyım lan ben ? dedirtiyor çocuksan ve beynin fındık kadarsa...

Sınıftaki tüm kerkenezler şakır şakır duaları öterken  sıra bana geldi.Dizlerim titreye titreye,ellerim terleye terleye ''ezberlemedim öğretmenim''
-Neden demedi,nasıl demedi,zaman vermedi...Gelip saçımdan tuttu ve sıraya gümmmp diye geçirdi kafamı adımı kazıdığım tahta sıraya.
Alnımın çatını tutup gözlerim dolarak kafamı kaldırdığımda sorgular gözlerle baktım herifin gözlerine.Çünkü tek bakabildiğim yer gözleriydi 40 kişilik sınıfta.Kırılan gururum yüzünden etrafa bakabilecek insanlığım almamıştı.Babam insan olmayı öğren demişti ve sanırım ben bunu becerememiştim.

Sınıfa dönen öğretmen beni örnek göstererek bunun gibi imansız,çapsız karşıma gelmeyin diye bağırdığında zil çaldı.

Çantamı alıp okuldan çıkmaya çalıştım ama lanet demir kapının önüne dikilen öğrenci çıkarmadı beni.Onurum kırıldığından sınıfa geride dönemedim.2 ders arka bahçede sessiz sessiz ağladım.Yanıma kimse gelmedi.Hiç bir arkadaşım,hiç bir öğretmenim ve bunu öğretmenin söylediği şeye yorumladım. Sanırım o Arapça şeysini öğrenseydim böyle bir ruha sahip olmazdım.
Eve gittiğimde annem alnımı görüp sarılıp ağladı.Düştüm sandı ve ben öğretmenin dövdüğünü söyleyemedim.Söylesem ne değişirdi inan bilmiyorum. Çünkü benim dönemimdeki öğretmenlerin dayak atması gayet normaldi. Okulumda dayat atmayan öğretmen olmadığı gibi dayak yemeyen öğrenci de yoktu.Kiminin saçı toplanmamış diye,kiminin tırnağı uzun...Benim en büyük öğretmenimin babam olduğunu söylerdi annem o bile beni döverdi :)

İnsan olmayı öğreten herkes döverdi anlayacağın...Bense insan nasıl olunursa bir an önce olmayı mümkün olduğunca hızlı tamamlamak istiyordum.
Yıllar geçti...Ben bir deistim...(sadece Allaha inanan ve tüm dinlere saygı duyan inanç türü.Hiç bir yaptırımı yoktur.Her peygamberi ve dini kabullenir.Aşırı hümanisttir :)

Ben hala Ramazanları seviyorum ya...
O öğretmeni yıllar sonra gördüm bu arada. İnanmayacasın ama gene bir ramazandı.Yüzüme derin derin batı ,sanırım tanımaya çalışıyordu.Belediye otobüsündeydik. Hızlı hızlı yanına gidip 
-Hey sen ,devlet memuru dedim.
Sinirli sinirli yüzüme bakar gibi olup sonra yüzünü yere eğdi.Sanırım yaptığı şeyi de beni de hatırladı.
Utandı mı...Sanmam ama utanmalıydı :)

Öyle işte cicoş.bu da böyle bir yazı.Öpüklendin insanca (: 


27 Haziran 2014 Cuma

16 comments

Dengesiz komşum ve fantazileri

Sikicem şu Bayrampaşanın kağıt kadar ince yapılmış duvarlı apartmanlarını.Zaten sıcakta sabahtan beri sinekler tarafından taciz ediliyorum o da yetmiyor karşı komşumun fantazilerinin sesi geliyor. Bebeğimi yatırmak için gittiğim yatak odasının balkon kapısını araladım çünkü bebeğim pişmişti.yüzüme esen rüzgar pek bir hoşuma gittiğinden kapının önüne oturup iki dakika soluklanmak istedim.

Yan taraftaki kara sineğe benzer adamın sesini duyana kadar havam süperdi aslında.
Komşu adam:Sen balkon demirlerinden tut,dön arkanı
Komşu karısı:Plaza kaşarının yatak odasıda bu oda hayatımm
Komşu adam:Bırak ya,o zaten yürüyen cenaze gibi.Duysa da anlamaz!
Bunu duyan ben dayanamayıp çat diye balkon kapısını kapadım.Adam eşek sikicilikten insan tipini unutmuş.Bana yürüyen cenaze diyene de bak ya.

Çocuğuda uyandırdım o hışımla.
PS: Keşke kapıyı çarpmasaydım da o çürük demirlerde sevişmeye kalıp ikisi de aşağı uçsaydı...
Ps 2: Daha dün karıyı holün camından geçirip,duvardaki çiviyi karının kafasıyla çakıyordu.Yaptığı resmi siken ressamdan farksızın Musti beyi.
Ay karısı bir de böcük diyo buna.Hamam böcüü.